Doodad türkçesi Doodad nedir

Doodad ingilizcede ne demek, Doodad nerede nasıl kullanılır?

Doodads : Biblo. Ivır zıvır. Zamazingo. Adı anımsanmayan şey. Şey. Zımbırtı.

Doodah : Biblo.

Doodle : Çiziktirmek. Gayda çalmak. Dalgın dalgın şekiller çizmek. Karalama. Amaçsızca birşey karalama. Karalamak. Öylesine çizilen karalama. Rastgele şekiller çizmek. Müsvette. Amaçsızca bir şeyler karalamak.

Doodle bug : Uçan bomba.

Doodlebug : Uçan bomba. Maden arama çubuğu. Motorlu küçük araç. (britanya) robot bomba. Karınca aslanı larvası. Jet gibi hızlı giden ve yüklü patlayıcılarla bir bomba gibi alçalan pilotsuz hava aracı (ikinci dünya savaşı sırasında almanlar tarafından ingilizlere karşı kullanıldı). Karınca aslanı. Su arama çubuğu.

Flapdoodle : Saçmalık. Boş laf. Zırva.

Yankee doodle : Bağımsızlık savaşı günlerinden kalma bir amerikan şarkısı. Amerika'da kreşlerde çocuklara öğretilen vatanseverlik temalı bir halk şarkısı.

Doodler : Karalama yapan kişi. Kargacık burgacık yazan kimse. Kargacık burgacık yazan kişi. Karalayan kimse. Karalama yapan kimse.

Doodled : Öylesine çizilen karalama. Müsvette. Amaçsızca birşey karalama. Çiziktirmek. Rastgele şekiller çizmek. Karalamak. Gayda çalmak. Dalgın dalgın şekiller çizmek. Penis. Karalama.

 

Cock a doodle doo : Horoz ötüşü.

İngilizce Doodad Türkçe anlamı, Doodad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doodad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Farrago : Ufak tefek şeyler. Karışım. Karmakarışık şey. Karışık şey. Döküntüler.

Backbone : Karakter kuvveti. Belkemiği. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun. Karakter gücü. En büyük destek. Omurga. Direk. En önemli destek. Temel.

Fallal : Değersiz ziynet. Süslü şey. Giysi üzerindeki ucuz mücevher veya süs dekorasyonu. Süs.

Contraption : Garip makine. Hüner. Makine. Garip alet. Tertibat. Acayip alet. Mekanizma.

Dingbat : Kaçık. Tipografik simge. Mangır. Boş kafalı. Aptal. Fırlatılan şey. Mangiz. Deli.

Doings : İşler. Muamele. İş. Şeyler. Tavır. Hareket. Davranış. Faaliyet. Faaliyetler.

Bunks : Kaçma. Tabanları yağlamak. Sıvışmak. Zırva. Tüymek. Ranzada yatmak. Sıvışma. Yatakta yatmak. Kaçmak.

Bangles : Değersiz ziynet. Bilezik. Halka. Halka bilezik. Halhal.

Tinsel : Duvak teli. Gelin teli. Gelin teli ile süslemek. Cicili bicili. Allı pullu. Pul. Asılsız. Simli kumaş. Gümüşi şeritler (kısa kesilmiş).

Aughts : Zerre. Hiçbir şekilde. Nesne. Hiç. Sıfır.

Doodad synonyms : thingmabob, thingmajig, gizmo, gubbins, doojigger, whatchamacallum, dreck, gewgaws, drecks, bunking, bits and pieces, knick knack, doodads, bric a brac, doing, hickeys, gimcrackery, tinseling, bioplasm, gizmos, tinsels, baubles, gewgaw, doohickey, gaud, bunk, de minimis, bibelots, thingumabob, dingus, choses, whatsis, crap.