Fallal türkçesi Fallal nedir
- Değersiz ziynet.
- Süs.
- Biblo.
- İncik boncuk.
- Giysi üzerindeki ucuz mücevher veya süs dekorasyonu.
- Süslü şey.
Fallal ingilizcede ne demek, Fallal nerede nasıl kullanılır?
Fallals : Giysi üzerindeki ucuz mücevher veya süs dekorasyonu. Değersiz ziynet. Biblo. İncik boncuk.
Fallacies : Safsata. Yanlış inanış. Yanlış. Yanlış düşünce. Mantıksızlık.
Fallacious : Hatalı. Temelsiz. Çürük. Yanıltıcı. Aldatıcı. Mantıksız. Safsatalı. Yanlış fikirlere dayanan. Boş. Safsata.
Fallaciously : Safsatalı bir şekilde. Hatalı bir şekilde. Hayalkırıklığı yaratan bir şekilde. Yanıltıcı bir şekilde. Aldatıcı bir tarzda.
Fallaciousness : Hatalı muhakemenin sonucu. Yanlış kararın neticesi. Yanlışlık. Mantıksızlık. Aldatıcı olma. Hatalılık.
Fallacy of composition : Terkip hatası. Bileşim safsatası. Birey için akılcı olan iktisadi kararların toplum açısından akılcı olmaması ya da başlangıçta birey için doğru olan iktisadi kararın ters sonuç vermesi. krş. değer çelişkisi, king yasası, tutumluluk çelişkisi. İktisadi çelişki.
Fall across : Karşı karşıya gelmek. Tesadüfen buluşmak. Tesadüfen rastlamak. Karşı çıkmak.
Fall a prey to : Kurda kuşa yem olmak. Yem olmak.
Mathematical fallacy : Matematiksel hata. Matematiksel yanılım.
Fall apart : Hayatı kararmak. Irak düşmek. Duygusal kendine hakimiyetini kaybetmek. Parçalara ayrılmak. Duygularını kontrol edememek. Duygusal bir krizden dolayı acı çekmek. Uzak düşmek. Dağılmak. Parçalara bölünmek. Kolu kanadı kırılmak.
İngilizce Fallal Türkçe anlamı, Fallal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fallal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knick knack : Ufak biblo. Süs eşyası. Küçük biblo. Önemsiz şey. Çerez. Ivır zıvır. Cici bici.
Bibelot : Süslük. Kimi zaman yazısı, minyatürü ya da bezemesiyle değer kazanan olağanüstü küçüklükteki kitap. Kitapçık. Biblo (fransızca terim).
Bangles : Halhal. Bilezik. Halka bilezik. Halka.
Gewgaws : Ufak tefek şeyler. Ivır zıvır.
Gewgaw : Ivır zıvır. Oyuncak. Ufak tefek şeyler.
Attire : Üstbaş. Giyinmek. Süslemek. Kisve. Kılık. Giyinip kuşanmak. Donatmak. Giydirmek. Kıyafet.
Doohickey : Zımbırtı. Ivır zıvır. Zamazingo. Adı anımsanmayan şey. Şey.
Decor : Dekor. Süsleme. Bezem. Mizansen.
Embellish : Kendi düşüncelerini katarak süslemek. Ayrıntılar eklemek. Güzelleştirme. Süslemek. Renk getirmek. Donamak. Süsleyerek güzelleştirmek. Güzelleştirmek. Renk katmak.
Fallal synonyms : fallals, knick knacks, attires, trinketry, baubles, decorativeness, apparels, decors, geegaw, doodads, attiring, curio, novelty, appareling, bauble, adornments, gaud, doodad, geegaws, doodah, appareled, apparel, adornment, decoration, trinketing, decorations, tinseling, tinsel, tinsels, embellishes, bibelots, trinket, curios.

Bu kısımda Fallal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fallal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fallal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fallal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.