Fallaciously türkçesi Fallaciously nedir

  • Safsatalı bir şekilde.
  • Yanıltıcı bir şekilde.
  • Hatalı bir şekilde.
  • Aldatıcı bir tarzda.
  • Hayalkırıklığı yaratan bir şekilde.

Fallaciously ingilizcede ne demek, Fallaciously nerede nasıl kullanılır?

Fallacious : Yanlış. Yanlış fikirlere dayanan. Hatalı. Çürük. Boş. Temelsiz. Safsatalı. Yanıltıcı. Aldatıcı. Safsata.

Fallaciousness : Hatalı muhakemenin sonucu. Yanlış kararın neticesi. Yanlışlık. Aldatıcı olma. Hatalılık. Mantıksızlık.

İngilizce Fallaciously Türkçe anlamı, Fallaciously eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallaciously ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheatingly : Dürüst olmayan bir şekilde.

Illusively : Asılsızca.

Deceptively : Aldatarak. Aldatıcı bir biçimde. Kandırma niyeti ile. Hilekarlıkla.

Wrongheadedly : Dik kafalı şekilde. Yanlış bir fikirle. İnatçı bir şekilde. Yanlış bir düşünceyle. Dik kafalı bir şekilde. İnatçı bir biçimde. Ters bir tavırla.

Wrongly : Sehven. Haksız bir şekilde. Yanlış bir şekilde. Ters olarak. Yanlış. Haksız yere. Ters.

Invalid : Çürüğe çıkarmak. Geçersiz. Hastalıklı. Hasta. Boş. Hükümsüz. Harp malulü. Sakat. Yararsız.

Imperfectly : Kusurlu olarak. Kusurlu bir şekilde. Mükemmel olmayan bir şekilde.

 

Deceivingly : Kandırarak. Aldatarak. Yanıltıcı olarak. Aldatıcı bir şekilde.

Wrong : Kanuna aykırı fiil. Zulmetmek. Günah. Kemlik. Yanlış yol. Haksızlık. Günahını almak. Ters. Gadretmek. Yanlış.

Colorably : Akla uygun bir biçimde. Boyanabilir bir şekilde.

Fallaciously synonyms : wrong headedly, faultily, sophistically, casuistically, delinquently, inaccurately, errantly, incorrect, unmeticulously, defectively, unsound.

Fallaciously zıt anlamlı kelimeler, Fallaciously kelime anlamı

Right : Hak. Sağdan. Doğru. Sağda. Çeki düzen vermek. Düzelmek. Derleyip toplamak. Doğrudan doğruya. Haklı. Yolunda.

Correct : Üzerinde kalem oynatmak. Kusursuz. Uygun. Tashih etmek. Doğrultmak. Haddini bildirmek. Doğru. Ayarlamak. Yanlışsız. Tam.

Valid : Yerinde. Geçer. Yasal. Cari. Muteber. Haklı. Makul. Yürürlükte. Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan (test). Sağlam.