Fallacies türkçesi Fallacies nedir

Fallacies ingilizcede ne demek, Fallacies nerede nasıl kullanılır?

Fallacious : Boş. Çürük. Yanıltıcı. Yanlış fikirlere dayanan. Safsatalı. Safsata. Yanlış. Hatalı. Mantıksız. Aldatıcı.

Fallaciously : Safsatalı bir şekilde. Yanıltıcı bir şekilde. Aldatıcı bir tarzda. Hayalkırıklığı yaratan bir şekilde. Hatalı bir şekilde.

Fallaciousness : Hatalı muhakemenin sonucu. Aldatıcı olma. Mantıksızlık. Hatalılık. Yanlış kararın neticesi. Yanlışlık.

Fallacy : Yanlış inanış. Yanılgı. Yanlış mantık. Mantıksızlık. Aldatı. Yanlış. İlk bakışta inandırıcı görünmekle birlikte geçerlenemeyen ve olgulara uygun düşmeyen sav ya da çıkarım. Yanıltmaca. Yanlış inanç. Yanlış düşünce.

Fallacy of composition : İktisadi çelişki. Terkip hatası. Bileşim safsatası. Birey için akılcı olan iktisadi kararların toplum açısından akılcı olmaması ya da başlangıçta birey için doğru olan iktisadi kararın ters sonuç vermesi. krş. değer çelişkisi, king yasası, tutumluluk çelişkisi.

Mathematical fallacy : Matematiksel hata. Matematiksel yanılım.

Fallals : İncik boncuk. Değersiz ziynet. Giysi üzerindeki ucuz mücevher veya süs dekorasyonu. Biblo.

 

Fallal : Süs. Giysi üzerindeki ucuz mücevher veya süs dekorasyonu. İncik boncuk. Değersiz ziynet. Biblo. Süslü şey.

İngilizce Fallacies Türkçe anlamı, Fallacies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallacies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absurdity : Saçmalık. Abeslik. Saçma olma. Saçma söz. Anlamsızlık. Bir dilsel deyiş ya da önermenin mantık ilkelerine ya da çıkarım kurallarına aykırılığı. Gülünçlük.

Inconsequence : Tutarsızlık. Birbirini tutmama.

Fallacy : Yanlış mantık. Yanlış düşünce ya da inanç. Yanlış inanç. Yanlışlık. İlk bakışta inandırıcı görünmekle birlikte geçerlenemeyen ve olgulara uygun düşmeyen sav ya da çıkarım. Yanılım.

Fallaciousness : Hatalılık. Aldatıcı olma. Yanlışlık. Hatalı muhakemenin sonucu. Yanlış kararın neticesi.

Errors : Yanılgı. Yanlışlık. Suç. Hatalar. Falso. Hata.

Booboo : (argo) hata. Hata. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır).

Chicane : Şike yapmak. Şikan. Hile. Hile yapmak. Dalavere. Dalavera. Hile ile elinden almak. Kozsuz el briç. Şike.

Deceitful : Kandıran kimse. Dolandırıcı. Namussuz. Düzenbaz. Sahte. Hileci. Hilebaz. Yapmacık. Düzenci. Hilekar.

Casuistries : Vicdan muhasebesi.

Fallacies synonyms : jesuitries, dishonorable, erroneous, errants, chicaned, fallacious, empty rhetoric, amiss, extravagances, corrigendum, awry, incorrect, eye wash, illogicality, all wet, dishonest, inaneness, absurdities, flubdubs, at fault, fraudulent, chicaning, demerit, error, absurdism, casuistry, off the beam, flubdub, bug, flat nonsense, crime, extravagance, chicanery.

 

Fallacies zıt anlamlı kelimeler, Fallacies kelime anlamı

Honest : Katışıksız. Açık sözlü. Saf. Dürüst. Açık yürekli. Sahiden. Hilesiz. İçten. Güvenilir. Namuslu.

Right : Doğrudan doğruya. Doğrulmak. Sağa. Telafi etmek. Haklı. Gayet. Sağdan. Sağda. Düzgün. Cidden.

Correct : Tam. Hatasız. Düzeltme. Bir sayışımı, bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme. Tashih etmek. Doğrulamak. Haddini bildirmek. Düzeltmek. Doğrultmak. Kurala uygun.