Safsata nedir, Safsata ne demek
Safsata; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Safsata" ile ilgili cümle
- "Türk Cumhuriyeti, varlığını, istiklalini safsatalarla tehlikeye maruz bırakamaz." - Y. K. Karaosmanoğlu
Safsata hakkında bilgiler
Safsata (İngilizce: Logical fallacy, Osmanlıca: Kıyas-ı batıl), bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılmış olan yanlış çıkarsamadır. Safsatalar ilk bakışta geçerli ve ikna edici gibi görülebilen fakat yakından bakıldığında kendilerini ele veren sahte argümanlardır.
Safsataların ayırdına varmak, onları geçerli ve sağlam argümanlardan ayırmak önemli bir eleştirel düşünme becerisidir. Aşağıda bir dizi yalın safsata örneği verilmiştir. Kimi zaman ciltler dolusu yapıta da yayılabilen uzun ve karmaşık bir argümanda ise farklı türden çok sayıda safsata yer alabilir.
1. Argumentum ad hominem: Bir argümanın doğruluğunun, argümanı geliştiren şahsın kişiliği ile ilgisi olduğu savı.
Örnek: Freud cinsel sapığın biridir. Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.
Safsata ile ilgili Cümleler
- Safsatanın ne yeri ne de zamanı.
- Bazen akıllıca söylenmiş bir söz, bütün safsataları sona erdirir.
Safsata anlamı, tanımı:
Safsatacı : Boş, temelsiz, asılsız konuşan (kimse).
Safsatacılık : Bilgicilik.
Temel : Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
Asılsız : Uydurma. Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber).
Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.
Kıyas : Örnekseme. Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese.
Batıl : İnançlar bakımından gerçek olmayan. Boş, beyhude. Geçersiz. Çürük, temelsiz, asılsız.
Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav.
Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).
Boş : Bir işe yaramayan, yararsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.). Anlamsız. Bilgisiz. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı.
Temelsiz : Gerçek veya sağlam olmayan, asılsız, yanlış. Temeli olmayan. Asılsız olarak, gerçeğe aykırı bir biçimde.
Söz : Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.
Diğer dillerde Safsata anlamı nedir?
İngilizce'de Safsata ne demek? : adj. fallacious
n. sophistry, sophism, nonsense, casuistry, fallacy, flubdub, jesuitry, quiddity
Fransızca'da Safsata : sophisme [le]
Almanca'da Safsata : n. Klügelei, Scheinbeweis
Rusça'da Safsata : n. софизм (M), нелепость (F)


Bu kısımda Safsata nedir? Safsata ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Safsata tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Safsata hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.