Honest türkçesi Honest nedir

Honest ile ilgili cümleler

English: Ali is an honest boy, so he doesn't lie.
Turkish: Ali dürüst bir çocuk, bu yüzden yalan söylemez.

English: Ali has been honest with Mary.
Turkish: Ali Mary'ye karşı dürüsttür.

English: Ali is an honest man.
Turkish: Ali dürüst bir adam.

English: Ali and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
Turkish: Ali ve Meryem dürüst ve becerikli bir boyacı buldukları için çok memnun.

English: Ali is a very honest man.
Turkish: Ali çok dürüst bir adam.

Honest ingilizcede ne demek, Honest nerede nasıl kullanılır?

Earn an honest penny : Şerefiyle para kazanmak. Parasının onurluca kazanmak.

Make an honest woman of : Kadının şerefini kurtarmak. Kadının onurunu kurtarmak. Kadının namusunu temizlemek. Namusunu temizlemek için evlenmek.

Make an honest woman of someone : Evlenmek (bir kadınla).

To be quite honest about it : Tüm kalbiyle. Dürüstçe. Eğer bir an için açıkça konuşacaksak. O konuda son derece dürüst olmak. Senin ve benim aramda.

Turn an honest penny : Dürüstçe ve alın teri ile para kazanmak. Namusu ile ekmeğini kazanmak. Hayatını dürüst yollardan kazanmak. Alın teri ile kazanmak. Alın teri dökmek. Namuslu biçimde para kazanmak. Bir maaş kazanmak için saygıdeğer bir işte çalışmak. Dürüst biçimde para kazanmak. Namusuyla kazanmak. Namusuyla para kazanmak.

 

Unhonest : Dürüst olmayan.

Dishonesties : Şerefsizlik. Dürüst olmama. İrtikap. Namussuzluk. Sahtekarlık. Yalancılık.

Honestly : Hilesizce. Doğruyu söylemek gerekirse. Dürüst olarak. Samimiyetle. Dürüstçe. Gerçekten. Aslında. Dürüst olmak gerekirse. Valla. Doğrusu.

Honestness : İçten olma durumu. Onurluluk. Dürüstlük. Güvenilirlik. Samimi olma durumu.

Honesties : Doğruluk. Temizlik. Namusluluk. Gözlük çiçeği. Dürüstlük. Alçakgönüllülük. İffet. Namus. Gözlükotu. Ay otu.

İngilizce Honest Türkçe anlamı, Honest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Honest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guileless : Sadedil. Art niyetsiz. Riyasız. Samimi.

Outright : Anında. Peşin (ödeme). Gerçek. Hemen. Karşılıksız (yardım veya bağış vb). Kesiksiz. Bir defada. Kesin. Katıksız.

Purer : Katkısız. Salt. Safkan. Teorik. Kuramsal. Daha saf. Sade. Arı. Lekesiz.

Bona fide : İyi niyetle. Gerçekten. Hakiki. İyi niyetli. İyi niyet. Gerçek. Bona fide.

Chummy : Sıkı fıkı. Canciğer. Arkadaş canlısı. Sıkı fıkı (argo terim). Samimi.

Entires : Tamam. Bütünlüklü. Hepsi. Tam. Yekpare. Bütün. Tüm.

Childlike : Masum. Çocuk ruhlu. Çocuk gibi. Samimi. Çocuksu.

Deepest : Esrarlı. Pes. Keskin. Karışık. En derin. Tok (ses). Anlaşılmaz. Aşırı. Dalgın.

Square : Uymak. Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen. Beraberliği sağlamak (spor terimi). Meydan. Kare. Karelemek. Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük. Alan. Bağdaşmak.

 

Dove like : Naif. Güvercine benzeyen. Masum. Güvercin benzeri.

Honest synonyms : echt, array, outspoken, creditable, on the up and up, at heart, conscionable, pure, chastest, honourable, straight, free spoken, as well, straightforward, artlessness, incorrupt, allegiant, deeper, innocent, clean, for real, reals, artless, according to cocker, frankest, fairest, indeed, downright, unadulterated, incorrupted, attic, came straight from his heart, confidential.

Honest zıt anlamlı kelimeler, Honest kelime anlamı

False : Yapma. Haksız. Kalp. Suni. Uydurma. Falsolu. Hileli. Yanlış. Yalandan yapılan.

Disingenuous : İki yüzlü. Samimi olmayan. Yüze gülücü. İkiyüzlü. Kurnaz.

Crooked : Dolandırıcı. Bükülü. Yamuk yumuk. Yalancı. Kargacık burgacık. Çökmüş. Sahtekar. Hilekar. Yamuk. Eğri büğrü.

Honest antonyms : dishonest, insincere, indirect, untrustworthy, counterfeit.

Honest ingilizce tanımı, definition of Honest

Honest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grace. To adorn. To honor. Decent. To make becoming, appropriate, or honorable. Honorable. Becoming. Suitable.