Bangles türkçesi Bangles nedir

Bangles ingilizcede ne demek, Bangles nerede nasıl kullanılır?

Bangle : İncik boncuk. Değersiz ziynet. Halka bilezik. Kolbak. Bilezik. Halka. Halhal.

Bangla : Bengalli. Bengal'in dili. Hindistan'ın eski bir vilayeti olan bengal'de yaşayan kimse.

Bangla desh : Bangladeş. Güney asya'da bir ülke.

Bangladesh : (halkın bangladeş cumhuriyeti) güney asya'da bir ülke. Bangladeş.

Bangladeshi : Bangladeş yerlisi. Bangladeş'e özgü. Bangladeş vatandaşı. Bangladeşli. Bangladeş.

Bang against : -e karşı vurmak. -e toslamak. -e dalmak. -e vurmak. -e çarpmak.

Bang in the middle : Tam ortada.

Bang into : Toslamak. Çarpmak.

Bang on : Şüphesiz doğru. Tam. Tamamen. Çok doğru. Bir şeye vurup durmak. Aynen öyle. Tamamen doğru. Tümüyle doğru.

Bang in the face : Suratının ortasına. Tam yüzüne.

İngilizce Bangles Türkçe anlamı, Bangles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bangles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaud : Gösterişli elbiseler. Gereksiz gösteriş. Anlamsız törenler. Gösterişli ama değersiz şey. Süs. Değersiz eğlenceler.

Foul : Kurallara aykırı hareket. Karışmış. Hilebaz. Pis. Bindirmek (gemi). Karıştırmak. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Fena. Faul. Ağır.

 

Donut : Halka şeklinde gözleme. Donat. Halka şeklinde. Lokma. Gözleme. Genellikle kızartılan küçük tatlı bir poğaça türü (doughnut olarak da yazılır). Lokma benzeri bir tür tatlı. Tatlı çörek. Yağda kızarmış şekerli çörek.

Fork : Çatallaştırmak. Kollara ayrılmak. Çatalla kaldırmak. Savurmak. Çatal biçimi vermek. Çatallanmak (yol). Ayrılmak. Bellemek. Çatallaşmak. Çatal.

Bail : Kefalet ücreti. Maşrapa vb. Kefaletle serbest bırakmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Emanet etmek. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefalet vergini.

Angle of incidence : Gelme açısı. Yansıtıcı bir yüzeye gelen ışının, yüzeyin dikeyi ile yaptığı açı. Yansıma açısı. Hücum açısı. Geliş açısı.

Magnetic declination : Tabii manyetik sapma. Gerçek kuzeyle, pusulanın gösterdiği kuzey arasındaki açı. Magnetik inhiraf. Manyetik sapma. Mıknatıssal sapma. Manyetik deklinasyon. Tabii manyetik inhiraf. Manyetik meyil.

Tinseling : Duvak teli. Allı pullu. Asılsız. Gelin teli ile süslemek. Pul. Sim. Gelin teli. Cicili bicili. Gümüşi şeritler (kısa kesilmiş).

Novelty : Orijinallik. Acayiplik. Alışılmamış şey. Tuhaflık. Özdeşi bulunmama, ortaya ilk kez konulma. Yenilik. Değişiklik. Orijinalite. Yeni çıkmış şey.

Cutting angle : Kesme açışı. Kesme açısı.

Bangles synonyms : thrown and twisted, helix angle, rootbound, incidence angle, extinction angle, magnetic inclination, internal angle, inclination of an orbit, wave angle, azimuth, spacer, annulus, spherical angle, connecting link, bushing, exterior angle, fallals, view angle, angular distance, intermeshed, bracelets, trinketing, husk, bush, annuli, crotch, snarled, fouled, solid angle, matted, entangled, anklets, snarly.

 

Bangles zıt anlamlı kelimeler, Bangles kelime anlamı

Untangled : Düğümü çözmek. Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir durumdan kurtarmak. Çözmek. Karışık bir şeyi açmak. Halletmek. Açmak.

Right angle : Sağ açı. Dik açı. Doğru açı.

Oblique angle : 90 derecelik açı olmayan açı. Eğik açı. Yatık açı. Dik açı olmayan herhangi bir açı.

Bangles antonyms : reentrant angle.