Down payment türkçesi Down payment nedir

  • İlk ödeme.
  • Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi.
  • Konut bankalarından ya da konut ödenci veren öteki kuruluşlardan ödünç almaya hak kazanabilmek için, bir kimsenin, bu kuruluşlara yatırması ve orada bir süre tutması gereken belli nicelikteki para.
  • Depozito.
  • Peşin ödeme.
  • Peşinat.
  • Kapora.
  • Ön ödeme.
  • Teminat.
  • Pey akçesi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Down payment ile ilgili cümleler

English: Can you save enough money for the down payment?
Turkish: Peşinat için yeterli para biriktirebilir misin?

English: Ali demanded that we give him back his down payment.
Turkish: Ali onun peşinatını ona geri vermemizi istedi.

Down payment ingilizcede ne demek, Down payment nerede nasıl kullanılır?

Down : Aşağı. Bozuk. Yere yıkmak. Çökmek. İndirmek. Düşürmek. Beri. Yere sermek. Aşağısında. Yıkmak.

Payment : Bir borcu ödeyerek kapama. Masraf. Vergin. Borcu ödeme. Harcama. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Taksit. Karşılık. Cebren tahsil. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması.

 

Down and out : Bezgin. Bitkin. Nakavt. Yıkılmış. Sefil. Düşkünlük içinde. Perişan. Serseri. Yoksul. Çökmüş.

Down and out wit flu : Gripten yatağa düşmüş.

Down arrow : (bilgisayar) klavyede üzerinde aşağı doğru işaret eden bir ok resmi bulunan tuş (imleci sayfanın aşağısına doğru hareket ettirir). Aşağı ok. Aşağı ok tuşu.

Down arrow icon : Aşağı ok simgesi.

İngilizce Down payment Türkçe anlamı, Down payment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Down payment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Deposit : Tortu bırakmak. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Para yatırmak. Depozito vermek. (kapora) vermek. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Depozit vermek. Çökel.

Bargain money : Depozito olarak yatırılan para.

Immediate payment : Acil ödeme.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Cash payment : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Nakden ödeme. Sayışımla ödeme. Toptan ödeme. Güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da gelmiş sayılmasında öbür koşulları taşıyamaması nedeniyle sakatlık ya da yaşlılık aylığı bağlanılması olanaksız ise o güne kadar ödemiş olduğu sakatlık, yaşlılık ve ölüm güvenceleri kesenekleriyle işverence aynı düzeyde ödenmiş olan kesenekler toplamının kendisine geri verilmesi. Para ile ödeme. Nakit ödeme. Sayışımlar arasında aktarma yapılma yoluyla sağlanan ödeme.

Prepayment : Önödeme. Önceden ödeme. Konut bankalarından ödünç para almış olan bir kimsenin, borcunu, süresi dolmadan ödeyerek ürem yükünden kurtulması. Peşin ödenen giderler. Erken ödeme. Pullama. Borcu vadesinden önce ödeme.

Assurance : Garanti. İtimat. Kendine çok güvenme. Söz. Kendine güvenme. Pişkinlik. Vaat. Temin. Kendine güven. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.

Retainer : Avukatlık avansı. Yatak yuvası. Tespit edici. Kilit mandalı. Avukata verilen avans. Yapılacak bir görev ya da bir işlem karşılığı yetkilenmiş olan kişiye verilen para. Dava takip anlaşması. Avukatlık ücreti.

Down payment synonyms : payment by anticipation, hansel, cover note, advance payment, abolition of forced labour convention, abnormal budget, guarantying, payment in advance, abnormal budget expenditures, cash on the barrelhead, a shift in demand, guaranty, foregift, assurances, prepay, gaging, cashes, forfeit money, a shift in individual demand, prepayments, consignation, pay in advance, a group shares, hostages, upfront, caution money, ability rent, handseller, key money, abnormal budget receipts, payment in full, a change in supply, consignations.