Downsteam türkçesi Downsteam nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Bir akarsuyun ağız yönüne doğru olan bölümü. bk. akış yukarı.
  • Akış aşağı.

Downsteam ingilizcede ne demek, Downsteam nerede nasıl kullanılır?

Downstage : Sahnenin önü. Sahne önüne doğru. Sahnenin seyirciye yakın olan ön bölümü. Sahne aşağısı. Sahne önü. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun düzeyinin seyirciye en yakın olan kesimi.

Downstage wall : Dördüncü duvar. Sahnenin seyirciye açılan yanı. bu deyimi ilk kez fransız yönetmen andre antoine ortaya atmıştır. antoine, sahnenin seyirciye açılan ağzım saydam bir duvar varsayarak oyuncuların seyircileri görmemeleri ve böylece dikkatlerini tamamen kendi oyunlarına toplamaları gerektiğini belirtmiştir.

Downstair : Daha aşağı bir katta. Alt katta.

Downstairs : Altkat. Alt kata. Aşağıdaki. Alt kat. Alt katta olan. Alt katta. Aşağı kat. Aşağıda. Aşağısı. Aşağıya.

Downstate : Taşrada. Güney eyaleti. Şehir dışında. Şehir dışına.

Downstream load : Aşağı yüklemek. Yüklemek. Aşağı akım yükü. Ana sistemden uçbirime veri akışı yükü.

The ups and downs : Hayattaki iniş çıkışlar. Hayatın cilvesi. Kah düşme kah kalkma. Hayattaki iniş ve çıkışlar. İnişler ve çıkışlar. İyi ve kötü günler. İniş yokuş. Hayatın cilveleri. İyi ve kötü zamanlar. Değişiklik.

 

Hand me downs : Ivır zıvır.

Downstrokes : Alt çizgi. Aşağı yönde yapılan iniş. Aşağı yönlü vuruş veya çırpış. Pistonun iniş hareketi. Piston inişi.

Ups and downs : İniş yokuş. Hayattaki iniş çıkışlar. Kah düşme kah kalkma. Mutlu anlar ve mutsuz anlar. Yüksekler ve alçaklar. İnişler ve çıkışlar. İyi ve kötü zamanlar. Hayatın cilvesi. Çıkışlar ve inişler. Yokuş.

İngilizce Downsteam Türkçe anlamı, Downsteam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downsteam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downriver : Akıntı yönünde. Akıntı yönündeki. Bir akarsuyun ağzı yönünde veya orada. Irmağın aşağısına doğru. Nehirin aşağısına doğru. Akış-aşağı.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Agricultural production : Zirai üretim. Tarım üretimi. Tarımsal üretim. Sebze. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

 

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Downstream : Bilgisayar, biyoloji, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Akışın alt tarafına. Sistem çıkışı. Akıntı yönünde. Akıntı yönündeki. Aşağı akım. Akıntı aşağı. Aşağı yönde. Irmağın aşağısına doğru.

Downsteam synonyms : agrarian geography, aluvial terrace, adventife cone, aluvial coast, air route, alluvial deposit, agricultural co operative, afforestation.

Downsteam zıt anlamlı kelimeler, Downsteam kelime anlamı

Upriver : Suyun kaynağına doğru. Nehir yukarı. Akıntıya karşı.

Upstream : Bir akarsuyun kaynak yerine doğru olan yönü. Üretime dönük. Nehrin yukarısındaki. Yukarı yönde. Irmağın yukarısındaki. Akıntıya karşı. Kaynak yönü. Yukarı akım. Akış yukarı. Suyun kaynağına doğru.