Dowry türkçesi Dowry nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Kabiliyet.
  • Yetenek.
  • Drahoma.
  • Evlenme sırasında gelinin babasının ya da başka bir yakınının güveye yaptığı ödeme, verdiği mal.
  • Çeyiz.
  • Oğlanbaşlığı.
  • İstidat.
  • Allah vergisi.
  • Kız isterken onun için talep edilen para.
  • Başlık parası.
  • Bazı toplumlarda gelinin veya ailesinin damada verdiği para veya mal.

Dowry ingilizcede ne demek, Dowry nerede nasıl kullanılır?

Dowry assurance : Çeyiz sigortası.

Dowry insurance : Eğesi ya da yöneticisince çocuk yararı ve çıkarı amaç edinilerek yapılmış olup bunların ölümü halinde ücret ödenilmesini durduran ve saptanan sürenin bitiminde çocuğa ilişkin tüm hak ve ödemeleri sözleşmesine göre kabullenen güvence. Çehiz güvencesi. Çeyiz sigortası.

Dowress : Kocasının mülkünden kendisine pay düşmüş dul kadın. Kocasına ait malların üzerinde yasal miras hissesine sahip olan dul kadın.

Dowries : Kabiliyet. Yetenek. Çeyiz. Kız isterken onun için talep edilen para. İstidat. Bazı toplumlarda gelinin veya ailesinin damada verdiği para veya mal. Allah vergisi. Başlık parası. Drahoma.

Dow jones : Amerikan menkul kıymetler borsasında işlem gören hisse senetlerini ölçen borsa endeksi.

Dowagers : Zengin dul kadın. Eşinden yüklü miras kalmış dul kadın. Dul yaşlı kadın. Gösterişli yaşlı kadın. Kocasından ünvan kalan dul kadın.

 

Dowable : Çeyize yetkili.

Dow jones average : New york borsası hisse senedi kar endeksi.

Dow : Üçgen şeklinde yelkenleri olan gemi (arabistan ve hindistan'da kullanılır). Üçgen yelkenleri olan gemi.

Dowager duchess : Dul düşes.

İngilizce Dowry Türkçe anlamı, Dowry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dowry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aptitudes : Doğuştan yetenek. Anıklık. Uygunluk. Meyil. Yatkınlık. Eğilim.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü.

Faculties : Yetki. İmtiyaz. Fakülte. Beceri. Ayrıcalık. Yapma özgürlüğü. Yeti.

Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültür etkileşimleri. Kültürel uyum. Kültürlenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci.

Predisposes : Önceden hazırlamak. Predispoze. Eğilim. Uygun hale getirmek. Yatkınlık kazandırmak. Predispoze etmek.

Dote : Aşırı sevmek. Üzerine titremek. Tutkun olmak. Çok sevmek. Salak. Bunamak. Düşkün olmak. Delicesine sevmek. Bunak.

Doweries : Bir kadının kendisiyle birlikte damada getirdiği para veya mülk.

 

Gifts : Doğuştan yetenek. Bağış. Hibe. Armağanlar. Hediyeler. Hediye. Armağan.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Movement : Eylem. S dış dünyanın görüntülerini düzenli aralıklı resimler dizisi biçiminde film üzerine saptarken filmin alıcıda; böyle bir filmdeki resimler dizisini devinimli görüntülere çevirirken filmin göstericide aralı devinimi. dış dünyanın seslerini sürekli biçimde saptamak üzere filmin alıcıda; aynı seslerin okunması için filmin göstericide sürekli devinimi. Kısım. Hareket. Biyoloji, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Meyil. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Devinim. Faaliyet. Bölüm.

Dowry synonyms : dowries, facility, faculty, gift, bride price, capability, agnation, dowers, acumens, aptness, dowery, gifting, calibres, tocher, competence, endowment, capableness, alienation, bent, aesthetic, dowering, capabilities, dower, age grade, adequacies, abilities, calibers, capacity, age group, ability, all round development of individual, dos, artistry.

Dowry ingilizce tanımı, definition of Dowry

Dowry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A gift. Endowment.