Faculties türkçesi Faculties nedir

Faculties ile ilgili cümleler

English: My mental faculties remained in suspended animation while I obeyed the orders of the higher-ups. This is typical with everyone in the military.
Turkish: Yüksek düzeydekilerin emirlerine itaat ederken zihinsel gücüm askıya alınmış canlandırmada kaldı. Bu, orduda herkeste karakteristiktir.

Faculties ingilizcede ne demek, Faculties nerede nasıl kullanılır?

Mental faculties : Akli melekeler. Zihin yetileri. Zihin etkinliğini açıklayan eski ruhbilim öğretisine göre zihnin usavurma, imgeleme, algı biçiminde ayrı ayrı var olduğu düşünülen yetileri.

Facultative : Bilinçli. Seçimli. Seçmeli. İsteğe bağlı. Yetenekli. İhtiyari. Zorunlu olmayan. Fakültatif. Değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan. hücre içinde veya oksjensiz koşullar gibi özel bir çevrede de yaşama yeteneğinde olma. isteğe bağlı, mecburi olmayan.

Facultative addition system of taxable incomes : İhtiyari toplama yöntemi. Vergi yükümlülerinin bazı gelirlerini belirli koşullar altında vergi bildirimlerine dahil etmelerini kendi tercihlerine bırakan yöntem.

Facultative aerob : Aslen anaerob olup atmosferik oksijen varlığında da gelişebilen mikroorganizmalar. Fakültatif aerob.

 

Facultative aerobe : Fakültatif aerob.

Facultative rassemblement : İsteğe bağlı toplama. Tam yükümlülükte vergi ile bağımlı yıllık kazanç ve gelirlerinin toplamı (10.000) lirayı aşmayan yükümlülerin bu kazanç ve gelirlerinden tevkif yolu ile vergisi kesilmiş bulunanları bildirimlerine alıp almamalarının isteklerine bağlı olması.

Facultative parasite : Bağımsız olarak yaşayabildiği gibi diğer bir canlı üzerinde parazitlenebilen canlı, fakültatif parazit. İstemli asalak. Hem canlı hem de ölü organik maddeler üzerinde yaşayan organizmalar. fakültatif saprofit. Fakültatif parazit. İsteğe bağlı parazit. Fakültatif asalak. Kirli derileri, iyi bakılmayan yaraları da kolayca yaşama ortamı olarak seçebilen çürükçül ya da özgür canlı. (gübreliklerde gelişen karasinek kurtçukları, bakımsız yaralarda da gelişebilir.). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asalak yaşamasının yanısıra koşullar değiştiği zaman konakçıya bağımlı olmaksızın bağımsız olarak da yaşamını sürdürebilen parazit, fakültatif asalak, fakültatif parazit.

Facultative subject : Seçmeli ders.

Faculty dean : Fakülte dekanı. Bilimyurdu dekanı.

Facultative bacteria : Fakültatif bakteriler. Hem aerob hem de anaerob koşullarda yaşayabilen bakteriler. Uyumlu bakteriler.

İngilizce Faculties Türkçe anlamı, Faculties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Faculties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asset : Kazanç. Değerli şey. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Servet. Değerli nitelik. Aktif. Değerli bir nitelik. Kıymetli şey.

 

Authority : Hak. Bir bireyin, bir görüşler dizgesinin ya da bir örgütün, kimi nitelikleri taşımaktan ya da kimi orunlarda bulunarak belli hizmetleri yerine getirmekten doğan ve genel olarak tanınan etkisi. Nüfuz. Şahadet. Uzman. Bilirkişi. Hüküm. Otorite. Yetkili.

Artifices : Hüner. Kurnazlık. Ustalık. Oyun. Marifet. Hile. Yapıntı. Sanat. Desise.

Accreditation : Eşitlik belgesi. Yetki verme. Elçi gönderme ya da atama. Denklik. Yetki onayı. Güven belgesi provizyonu. Akreditasyon. Tanıma (okul, eğitim programı).

Capability : İktidar. Ehliyet. Güç. Yararlılık. Yeteneklilik. Kapasite. Kudret.

Gift : Tanrı vergisi. Doğuştan yetenek. Hibe etmek. Hediye. Hibe. Bahşiş. Bağış. Armağan.

Gifting : Bağış. Hediye. Armağan. Hibe etmek. Tanrı vergisi. Bahşiş. Doğuştan yetenek.

Concessionairy : Ayrıcalıklı. Ruhsat.

Faculties synonyms : accomplishments, prerogatives, immunity, authorizations, competencies, franchises, incident, capabilities, cachet, yetis, gifts, authorisation, calibres, langue, calibers, competence, royalty, doweries, clearance, franchise, capacities, faculty, calibre, privilege, colleges, art, favour, privileging, capableness, benting, capacity, cachets, caliber.