Artifices türkçesi Artifices nedir

Artifices ingilizcede ne demek, Artifices nerede nasıl kullanılır?

Artifice : Yapıntı. Oyun. Desise. Ustalık. Sanat. Hile. Kurnazlık. Beceri. Hüner. Marifet.

Artificer : Zanaatkar. Zanaatkar asker. Askeri makine ustası. Sanatkar. Esnaf. Mucit. Askeri teknisyen. Sanatçı.

Artificers : Sanatkar. Zanaatkar. Askeri makine ustası. Esnaf. Zanaatkar asker. Sanatçı.

Artifical cough : Muayene eden tarafından oluşturulan öksürük, teşvik öksürüğü. Suni öksürük.

Artifical cure : Suni şifa. Doğal şifanın meydana gelmediği zamanlarda ve aynı zamanda doğal şifayı daha çabuk ve eksiksiz sağlayabilecek hekim ve ilacın yardımına başvurma.

Artificial breeding : Suni tohumlama. Yapay tohumlama. Uygun yöntem ve tekniklerle erkek damızlıktan alınan spermanın muayenesi yapılarak belli işlemlerden geçirildikten sonra yine uygun yöntem ve tekniklerle belli zamanda bir kateter yardımıyla dişi genital kanala verilmesi, yapay tohumlama.

Artifically acquired passive immunity : Bir organizmada meydana gelen antikorların başka bir organizmaya aktarılmasıyla meydana gelen bağışıklık. Suni kazanılmış pasif bağışıklık.

Artifical language : Günlük konuşmalarda kullanılan dilin özelliğinden yararlanılarak ve belli kavramlara, değişik dillere uyabilecek karşılıklar bulma yolu esas alınarak değişik milletlere mensup kişiler arasındaki ilişkilerde dil ayrılıklarının doğurduğu problemleri herkesin kullanacağı ortak bir dille giderme amacına dayanarak yapılan dil. ilk yapma dil mehmet muhiddin adlı türk’ün yaptığı balibilen’dir. esparando (l.l. zamenhof),volapük (j. m. schleier), ido (l. de beaufront) yapma dillere örnektir. Yapma dil.

 

Artificial aging : Suni yaşlanma. Yapay yaşlandırma.

Artificial arm : Yapay kol. Eksik olan kolun yerine geçmesi için olan yapay kol. Prostetik kol.

İngilizce Artifices Türkçe anlamı, Artifices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Artifices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frolic : Eğlenmek. Eğlenme. Oynamak. Gülüp geçmek. Hoplayıp sıçramak. Eğlenti. Gülüp oynama. Neşe. Gülüp oynamak.

Cunningness : Açıkgözlük. Üçkağıtçılık. Çekicilik. Cazibe. Şeytanlık. Hinlik.

Knacking : Püf noktası. Yetenek. İşin sırrı. Ustalıklı iş. Trük.

Capriccios : Geçici heves. Kapris. Muziplik. Şeytanlık. Beğeni. Sıçrayış. Serbest stilde çalınan neşeli müzikal kompozisyonu (müzik terimi). Dümen.

Devilments : Şeytanlık. Muzırlık. Yaramazlık. Haylazlık.

Wile : Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler. Cezbetmek. Üçkağıt. Düzen. Baştan çıkarmak. Ayartmak.

Bilks : Dolandırmak. Dubara. Dolandırıcı. Aldatmak. Borç takmak. Kandırmak. Ödememek.

Maistre : Meziyet.

Competence : Yetenek. Yetki. Gözlemcinin kişilik özellikleri ve deneyimle kazandığı, gözlem sürecinde başarısını belirleyen bilgi ve beceri düzeyi. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği. Yeterlilik. Kifayet. Liyakat. Kabiliyet. Hak.

 

Artifices synonyms : tactical manoeuvre, tactical maneuver, a twist of the wrist, contraption, craft, ingenuity, capriccio, attainment, craftsmanship, ruse, deftness, bilking, vocations, agilities, wiled, dexterity, abilities, ripoffs, circumventions, workmanship, gimmicks, dexterousness, vocation, ripoff, artfulness, circumvention, delusion, cunning, enlisted man, bilked, acquirement, profession, devices.