Competence türkçesi Competence nedir

  • Yeterlik.
  • Yeterlilik.
  • Beceri.
  • Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği.
  • Ehliyet.
  • Gözlemcinin kişilik özellikleri ve deneyimle kazandığı, gözlem sürecinde başarısını belirleyen bilgi ve beceri düzeyi.
  • Yetki.
  • Akarsuyun sürükleme gücü.
  • Ustalık.
  • Kifayet.
  • Liyakat.
  • Kabiliyet.
  • Yetenek.
  • Hak.
  • Uzmanlık.
  • Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu.
  • Geçinip gidecek kadar gelir.

Competence ile ilgili cümleler

English: Competence and performance are two different things.
Turkish: Yetenek ve performans iki farklı şeydir.

English: My incompetence aggrieves me.
Turkish: Benim beceriksizliğim beni üzüyor.

English: I don't tolerate incompetence.
Turkish: Beceriksizliğe tolerans göstermem.

English: His incompetence began to irritate everyone.
Turkish: Onun beceriksizliği herkesi sinirlendirmeye başladı.

Competence ingilizcede ne demek, Competence nerede nasıl kullanılır?

Competence bacteria : Gen klonlanması çalışmalarında sıklıkla kullanılan ve yabancı dna’yı içine alma yeteneğine sahip olan bakteri türleri. Yetkin bakteri.

Conflict about convocation competence : Çağrı yetkisi üzerinde uyuşmazlık. Toplu sözleşme yapabilme ya da yapılmış olan bir toplu sözleşme üzerinde kimi değişiklikler yapma amacı ile, karşıtını çağırmaya yetkili olan işçiler ve işverenler arasında çıkan uyuşmazlık.

 

Lack of competence : Resmi yetki eksikliği. Görevsizlik. Yeterlilik eksikliği. Beceriksizlik. Yeteneksizlik.

Legal competence : Hukuki ehliyet.

Competences : Ehliyet. Yetenek. Kabiliyet. Geçinip gidecek kadar gelir. Yeterlilik. Kifayet. Yeterlik. Liyakat. Yetki. Beceri.

Competent : İşin ehli. Yeterli. Salahiyetli. Çok iyi. Yasal. Yetenekli. Doyurucu. Muktedir. Becerili. Yetkili.

Immunocompetence : İmmunokompetans.

Incompetency : Salahiyetsizlik. Vazifesizlik. Ehliyetsizlik. Gerekli beceri olmama durumu. Yasal gereklilikleri yerine getirmeme durumu (hukuk terimi). Yasalara göre uygun olmama. Yetersizlik.

Competency : Yetki. Ehliyet. Davayı gören yargılık. Geçinip gidecek kadar gelir. Yetenek. Yetkili yargılık. Yeterlik. Güç. Yargılama yapma yetkisi.

Competencies : Ehliyet. Yetkinlikler. Yetki. Geçinip gidecek kadar gelir. Yetenek. Yeterlik.

İngilizce Competence Türkçe anlamı, Competence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Competence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Authorization : Ruhsat. Görev verme. Yetkilendirme. Uygun görme. Tensip. Onama. İzin. Salahiyet. Ruhsatname.

Dexterousness : Yeteneklilik. Eli çabukluk. Hüner. Marifet. Hünerlilik. Beceriklilik. Ustalıkla olma durumu.

Adequacy : Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Uygunluk. İstihkak.

Asset : Aktif. Kıymetli şey. Kazanç. Varlık. Yararlı. Değerli nitelik. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak.

 

Know how : Teknik uzmanlık. Know-how. Usulünü bilmek. Bilgi. Bir alanda sahip olunan uzmanlık. Nitelikleri gereğince, belgeye bağlanma olanağı bulunmayan, yalnızca anlaşma konusu olabilen teknik bilgiler. Yöntem bilgisi. Bulgu belgesine bağlanamayan teknik bilgiler.

Capacities : İktidar. Sıfat. Güç. Verim. Hacim. Kapasite.

Capabilities : Kapasite. Yetenekler. İktidar. Güç.

Worthy : Muhterem. Değer. İleri gelenlerden biri. Kodaman. Yaraşık. Reva. Layık. Saygıdeğer. Kıymetli. Hak eden.

Artfulness : Maharetlilik. Hinlik. Siyaset. Maharet. Kurnazlık.

Competence synonyms : linguistic competence, competences, franchise, speciality, eligibleness, effectuality, adequateness, dexterity, capableness, equity, proficiency, attainments, province, bote, command, accreditation, agility, fitness, engravings, specialty, due, efficiency, benting, proficiencies, suitabilities, worthiness, licence, diplomacy, bents, licences, license, competencies, a twist of the wrist.

Competence zıt anlamlı kelimeler, Competence kelime anlamı

Inability : Acziyet. Yeteneksizlik. Olanaksızlık. İktidarsızlık. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Yetersizlik. Beceriksizlik. Aciz. Güçsüzlük. Acizlik.

Incompetence : Beceriksizlik. Pulmoner yetersizliği. Yetersizlik. Eksiklik. Ehliyetsizlik. Kabiliyetsizlik. Yeteneksizlik. Acziyet. Yetkisizlik.

Competence ingilizce tanımı, definition of Competence

Competence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fitness. Adequacy. The state of being competent. Ability. Power.