Competency türkçesi Competency nedir
- Yetki.
- Yetenek.
- Yargılama yapma yetkisi.
- Davayı gören yargılık.
- Yeterlik.
- Güç.
- Geçinip gidecek kadar gelir.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Ehliyet.
- Yetkili yargılık.
Competency ile ilgili cümleler
English: I'm casting aspersions on his competency as a statistician.
Turkish: Bir istatistikçi olarak onun yeteneğine iftira atıyorum.
Competency ingilizcede ne demek, Competency nerede nasıl kullanılır?
Legal competency : Yasal faaliyetler uygulayabilme ve yasal sorumluluk alabilme. Hukuki ehliyet.
Incompetency : Ehliyetsizlik. Yasal gereklilikleri yerine getirmeme durumu (hukuk terimi). Yasalara göre uygun olmama. Yetersizlik. Salahiyetsizlik. Gerekli beceri olmama durumu. Vazifesizlik.
Competence : Akarsuyun sürükleme gücü. Uzmanlık. Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu. Ehliyet. Yetki. Gözlemcinin kişilik özellikleri ve deneyimle kazandığı, gözlem sürecinde başarısını belirleyen bilgi ve beceri düzeyi. Ustalık. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği. Kifayet. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
Competence bacteria : Gen klonlanması çalışmalarında sıklıkla kullanılan ve yabancı dnayı içine alma yeteneğine sahip olan bakteri türleri. Yetkin bakteri.
Competences : Yeterlik. Kabiliyet. Yeterlilik. Yetki. Ehliyet. Hak. Beceri. Yetenek. Liyakat. Kifayet.
Incompetencies : Salahiyetsizlik. Yetersizlik. Yasal gereklilikleri yerine getirmeme durumu (hukuk terimi). Ehliyetsizlik. Vazifesizlik. Yasalara göre uygun olmama. Gerekli beceri olmama durumu.
Omnicompetence : Sınırsız güç. Sınırsız yetenek.
Competent : Yetkili. Doyurucu. Muktedir. İşin ehli. Usta. Yetenekli. Ehil. Çok iyi. Salahiyetli. Yeterli.
Immunocompetence : İmmunokompetans.
Conflict about convocation competence : Toplu sözleşme yapabilme ya da yapılmış olan bir toplu sözleşme üzerinde kimi değişiklikler yapma amacı ile, karşıtını çağırmaya yetkili olan işçiler ve işverenler arasında çıkan uyuşmazlık. Çağrı yetkisi üzerinde uyuşmazlık.
İngilizce Competency Türkçe anlamı, Competency eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Competency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accreditment : İzin. Nitelik.
Birr : Mırıldanma sesi. Enerji. Konuşma sırasında kelimelere yapılan vurgu. Etiyopya'nın eski para birimi. Kuvvet. Eski etiyopya para birimi. İrlanda'da yerleşim yeri.
Jurisdiction : Yargılıkların görevi. Yargılama gücü. Yargılama yetkisi. Hükümet. Yetki alanı. Yargı çevresi. Görev. Yargı. Yetki sınırları.
Clouted : Etki. Prestij. Patlatmak. Nüfuz. Paçavra. İndirmek (argo terim). Darbe. İndirmek. Vurmak.
Capability : İstidat. İktidar. Kudret. Kabiliyet. Yeteneklilik. Kapasite.
Licence : Yetki belgesi. Herhangi bir işin ya da tecim işleminin yapılabilmesi için devletçe kişiye ya da tecimsel kuruluşa verilen izin. yurda mal satma ya da yurttan mal çıkarma izni. İktisat, eskrim, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir firmanın geliştirdiği veya üretim hakkına sahip olduğu bir mala ilişkin, diğer bir firma ya da firmalara üretme, teknolojisini kullanma ya da dağıtım kolaylıklarından yararlanma hakkı veren ve bir başkasına devredilemeyen izin. bk. izin belgesi. Özel izin. Resmi izin vermek. Aşırı serbestlik. Lisans. Ruhsat. Sağlanan bulgu belgesini işletme konusunda, belge iyesinin başkalarına tanıdığı hak.
Form : Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Yapmak. Şekillendirmek. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şekil almak. Kurmak. Şekil vermek. Düzenlemek. Oluşturmak.
Artistry : Güzel sanatlarla uğraşma. Beceri. Sanat yeteneği. Sanatkarlık. Sanatsal nitelik. Sanat eserleri. Sanatçılık.
Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.
Aptitude : Doğuştan yetenek. Anıklık. Bir öğrenim ve yetiştirme süreci sonunda bireyin varabileceği gelişme düzeyini belirleyen doğal yeti. Yatkınlık. Doğal yetenek. Uygunluk. Meyil. Kabiliyet. İstidat. Eğilim.
Competency synonyms : linguistic competence, authorisation, proficiencies, adeptness, abstainer, faculties, acumen, fitness, arduous, abduction, competencies, adequacies, dominium, ascendancy, acumens, act of witness, abetment, clearance, credential, driving license, adequacy, arm, driver licence, abstention, abilities, capabilities, proficiency, aggravating circumstances, clout, american law of corporation, capableness, authorizations, administer an oath.
Competency zıt anlamlı kelimeler, Competency kelime anlamı
Inability : Yeteneksizlik. Aciz. Olanaksızlık. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. İktidarsızlık. Acizlik. Gücü olmama. Yapamama. Acziyet. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu.
Incompetence : Ehliyetsizlik. Yeteneksizlik. Pulmoner yetersizliği. Acziyet. Beceriksizlik. Kabiliyetsizlik. Yetersizlik. Yetkisizlik. Eksiklik.

Bu kısımda Competency kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Competency ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Competency anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Competency ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.