Dragline türkçesi Dragline nedir

  • Tarak çizgisi.
  • Çeneli kazıcı.
  • Halatlı ekskavatör.
  • Ağır kazı makinesi.
  • Sallama kepçe.
  • Kılavuz halatı.
  • Yedek ipi.
  • Yedek ip.
  • Vargel hattı.
  • Halatlı kazıcı.

Dragline ingilizcede ne demek, Dragline nerede nasıl kullanılır?

Dragline bucket : Çekme kepçe. Dreglayn kovası. Vargel kepçesi.

Dragline excavator : Vargel kazıcısı. Vargel ekskavatörü.

Dragline scraper : Kablolu küreyici.

Draglines : Yedek ipi. Sallama kepçe. Yedek ip. Tarak çizgisi. Halatlı ekskavatör. Çeneli kazıcı. Ağır kazı makinesi. Halatlı kazıcı. Vargel hattı. Kılavuz halatı.

Draglink : Direksiyon. Çekme kolu.

Drag anchor : Tarama demiri.

Drag an anchor : Demir taramak.

Drag behind : Geride kalmak. Geçmek bilmemek.

Drag angle : Sürükleme açısı.

Drag away : Zorla ayırmak. Zorla götürmek. Sürükleyerek uzaklaştırmak. Sürüyerek götürmek. Sürüklemek.

İngilizce Dragline Türkçe anlamı, Dragline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dragline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curfew : Yat borusu. Karatma zamanı. Sokağa çıkma yasağı. Karartma zamanı. Karartma zili.

Effortful : Çok fazla fiziksel çaba gerektiren. Güç. Çaba isteyen. Zor. Çetin. Çaba gösteren. Gayret gerektiren. Zahmetli. Yorucu. Çaba gerektiren.

 

Clamshell : İstiridye kabuğu. Çift çeneli kova. Çift çeneli kepçe. Midyevari şekilde açılıp kapanan metal. Çeneli kepçe.

Clamshell dredge : Kepçeli tarak.

Tow rope : Çekmek için kullanılan güçlü kablo. Yedekte çekme halatı. Çekme ipi. Yedek halatı. Çekme halatı. Permeçe.

Point : Çevirmek. Doğrultmak. Fermaya oturmak. Uç vermek. Göstermek. Tevcih etmek. Sivriltmek. Doğrultmak (silah). Noktalamak. Ucunu sivriltmek.

Clamshells : Çeneli kepçe. İstiridye kabuğu. Çift çeneli kova. Çift çeneli kepçe. Midyevari şekilde açılıp kapanan metal.

Dragline synonyms : point in time, draglines.

Dragline zıt anlamlı kelimeler, Dragline kelime anlamı

Effortless : Kolay. Gayretsiz. Gayret etmeyen. Zahmetsiz. Çaba göstermeyen. Çabasız. Çaba gerektirmeyen.