Drumlins türkçesi Drumlins nedir

  • Dar tepe.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Buzullarla örtülmüş bölgelerde, buzultaşı maddeleriyle yapılı uzunca yassı tepeler.
  • Bir buzul olayı sonucu yaratılmış dar ve uzun tepe veya bayır (jeoloji).
  • Drumlin.

Drumlins ingilizcede ne demek, Drumlins nerede nasıl kullanılır?

Drumlin : Dar tepe. Drumlin. Bir buzul olayı sonucu yaratılmış dar ve uzun tepe veya bayır (jeoloji).

Drumly : Çamurlu bir halde. Bulanık bir şekilde. Kirli olarak.

Drum armature : Dinamo endüvisi. Tamburlu dinamo armatürü.

Drum brake : Kampanalı eğleç. Tamburlu fren. Kampanalı fren. Bir çanağın kıyısına içten ya da dıştan sürtünme yöntemiyle çalışan durduraç. Tamburlu eğleç. Çanaklı durduraç.

Drum court martial : Harp divanı.

Drum drier : Silindirli kurutucu. Döner kurutucu. Tamburlu kurutucu.

Drum fire : Yaylım ateşi. Bombardıman. Top ateşi.

Drum potential : Dram voltajı.

Drum major : Tambur majör. Mızıka şefi. Askeri bando şefi.

Drum majorette : Askeri bando önünde giden kız. Bandonun önünde yürüyen kız.

İngilizce Drumlins Türkçe anlamı, Drumlins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drumlins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

 

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Parazitik koni. İlerleme konisi.

Abyss : Dibi olmayan çukur. Tamu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Hufre. Varta. Abis. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Boşluk.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

Drumlins synonyms : abysal environment, abrasive power, absolute chronology, absolute age, acid fumarole, aggregats, drift, drumlin, percussion.