Dudak tiryakisi nedir, Dudak tiryakisi ne demek

  • İçtiği sigaranın dumanını içine çekmeksizin dışarı üfleyen tiryaki

Dudak tiryakisi anlamı, tanımı:

Dudak : Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri. Ağız.

Tiryaki : Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan (kimse). Karagöz oyununda yaşlı ve afyon içmeye alışmış kimse. Bir şeye çok alışmış, kendine huy edinmiş.

Tiryak : Bitkisel, hayvansal ve madensel maddelerin karışımından yapılmış olan macun, panzehir.

Sigara : İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne.

Duman : Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.

Çekmek : Atmak, vurmak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Asmak. Yollamak. Taşıma gücü olmak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Örtmek, giymek. Yürütmek, sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Kaçan ilmeği örmek. Yol, ay sürmek. Boya, badana vb. sürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Öğütmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Tartıda ağırlığı olmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Daralıp kısalmak. İçki içmek. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. İçine almak, emmek. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Hoşa gitmek, sarmak. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Germek. Çizgi durumunda uzatmak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Herhangi bir anlama almak. Döşemek. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Herhangi bir engel kurmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek.