Earners türkçesi Earners nedir

  • Bir çaba ile elde eden kimse.
  • Kazanan kimse.
  • Kazanıcı.

Earners ile ilgili cümleler

English: Educators should respect learners' mother tongue.
Turkish: Eğitimciler öğrencilerin ana diline saygı göstermeliler.

English: Slow learners often don't want to go to school.
Turkish: Yavaş öğrenenler çoğu kez okula gitmek istemezler.

English: It is important for English learners to remember the distinction between 'fun' and 'funny'.
Turkish: İngilizce öğrenenlerin 'eğlence" ve 'eğlenceli' arasındaki farkı hatırlamaları önemlidir.

Earners ingilizcede ne demek, Earners nerede nasıl kullanılır?

Yearners : Özleyen. Can atan. Hasret çeken.

Salary earner : Ücretli. Maaşlı.

Wage earner : Verginli. İşçi. İş gören. Gündelikçi. Ücretli. İşgören. Aylakçı.

Earner : Kazanç elde eden. Kazanan kimse. Bir çaba ile elde eden kimse. Kazanç sahibi. Gelir sağlayan. Kazanıcı.

Learner : Öğrenici. Bir şeyi öğrenmekte olan kimse. Öğrenci. Bir işi çalışarak öğrenen kimse. Öğrenen kimse. Acemi. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse.

Earned a pretty penny : İyi para kazandı. İyi bir kar elde etti. Çok kar etti.

 

Quick learner : Hızlı öğrenen. Çabuk öğrenen.

Yearner : Can atan. Özleyen. Hasret çeken.

Earned premium : Hak edilmiş prim. Kazanılmış prim. Kazanılmış.

Earned a reputation : Ünlüleşti. Nam saldı. Ün saldı. Ünü yayıldı. Ün kazandı. Herkes tarafından bilinir oldu.

İngilizce Earners Türkçe anlamı, Earners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deportment : Duruş biçimi. Yürüyüş biçimi. Davranış. Tavır. Gidiş. Hareket.

Demeanour : Tutum. Hareket. Tavır. Davranış biçimi. Hal. Davranış.

Attach : Yamamak. El koymak. Ekleme yapmak. Yapıştırmak. Tutturmak. Bağlamak. Haczetmek. İlişkin kılmak. Takmak. Yüklenmek.

Conduct : Yol göstermek. Gidiş. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Yönlendirmek. Yöneltmek. Davranım. Yönetmek. Yürütmek. Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış. İletmek.

Tackle : Soyunmak (girişmek anlamında). Topu kapmak. Topu ayağından almak. Başarmak. (olta vb) takım. Becermek. Marke etmek. Saldırmak. Ele almak (bir problemi). Girişmek.

Demeanor : Davranış biçimi. Tutum. Hareket. Tavır. Davranış. Hal.

Behavior : Davranım. Davranış. Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad. bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak için çaba harcayarak gösterdiği etkinlik. Hareket. Hal. Davranış tarzı. Tavır. Tutum. Hareket tarzı.

 

Earner : Kazanç elde eden. Gelir sağlayan. Kazanç sahibi.

Behaviour : Davranış tarzı. Tutum. Hal. Hareket. Hareket tarzı. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Davranış. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Tavır.

Inspan : Öküzü arabaya koşmak. Koşum takmak. Bir hayvana koşum takmak. Arabaya koşmak.

Earners zıt anlamlı kelimeler, Earners kelime anlamı

Outspan : Koşumdan çıkarmak (at). Koşumdan çıkarmak.

Detach : Çıkarmak. Çıkmak. Özel görevlendirmek. Çözmek. Kaldırmak. Kesip ayırmak. Ayırmak. Kopmak. Ayrılmak. Sökmek.

Unharness : Koşum takımını çıkarmak.

Earners antonyms : frivolous.