Earner türkçesi Earner nedir
- Kazanan kimse.
- Kazanıcı.
- Gelir sağlayan.
- Kazanç elde eden.
- Bir çaba ile elde eden kimse.
- Kazanç sahibi.
Earner ile ilgili cümleler
English: Ali just got his learner's permit.
Turkish: Ali sadece öğrencisinin iznini aldı.
English: Ali is a slow learner.
Turkish: Ali bir yavaş öğrenici.
English: Ali is a fast learner.
Turkish: Ali hızlı öğrenir.
English: Ali got his learner's permit yesterday, so he's out with his father practicing driving.
Turkish: Ali dün ön ehliyetini aldı, bu yüzden araba sürmeyi pratik yapmak için babası ile birlikte dışarıda.
English: Ali is a quick learner.
Turkish: Ali hızlı öğrenen biri.
Earner ingilizcede ne demek, Earner nerede nasıl kullanılır?
Salary earner : Ücretli. Maaşlı.
Wage earner : İşgören. Ücretli. Gündelikçi. Aylakçı. Verginli. İş gören. İşçi.
Earners : Kazanıcı. Kazanan kimse. Bir çaba ile elde eden kimse.
Learner : Bir şeyi öğrenmekte olan kimse. Öğrenici. Öğrenen kimse. Bir işi çalışarak öğrenen kimse. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Öğrenci. Acemi.
Quick learner : Hızlı öğrenen. Çabuk öğrenen.
Earned a pretty penny : Çok kar etti. İyi bir kar elde etti. İyi para kazandı.
Earned his living : Geçimini sağladı. Ekmeğini kazandı. Hayatını kazandı.
Yearner : Özleyen. Hasret çeken. Can atan.
Yearners : Özleyen. Hasret çeken. Can atan.
Earned income : Bir kimsenin çalışarak elde ettiği para miktarı (gelir ölçeğine göre vergi borçlanılarak). Kazanılan para. Kazanılan gelir. Gerçekleşmiş gelir. Çalışarak kazanılan gelirler. Kazanılmış gelir. Hak edilmiş gelir. Kazanç geliri. Elde edilen gelir.
İngilizce Earner Türkçe anlamı, Earner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Earner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Garnishee : Haczetmek. Hacze bağlamak. Yediemin.
Wage earner : İş gören. İşgören. Gündelikçi. Aylakçı. İşçi. Verginli. Ücretli.
Jobholder : Çalışan. Devamlı bir işi olan kimse. İşi olan. Düzenli işi olan. İşçi. Memur. İş sahibi. Kamu çalışanı (argo terim).
Breadwinner : Ailenin geçimini sağlayan kişi. Aile reisi. Evin direği. Aileyi geçindiren kimse. Geçimi sağlayan kimse. Geçimini sağlayan kimse. Eve ekmek getiren.
Earner synonyms : double dipper, earners.

Bu kısımda Earner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Earner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Earner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Earner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.