Earplug türkçesi Earplug nedir

  • Kulağın ağzına yerleştirilen ve kulağı sudan veya gürültüden korumak için kullanılan pamuk veya köpük.
  • Kulak koruyucusu.
  • Kulak tıkacı.

Earplug ile ilgili cümleler

English: I'd like to buy some earplugs.
Turkish: Bir kulaklık almak istiyorum.

English: Ali told me I should wear earplugs to the concert.
Turkish: Ali bana konser için kulaklık takmam gerektiğini söyledi.

Earplug ingilizcede ne demek, Earplug nerede nasıl kullanılır?

Earplugs : Kulak koruyucusu. Kulak tıkacı. Kulağın ağzına yerleştirilen ve kulağı sudan veya gürültüden korumak için kullanılan pamuk veya köpük.

Earp : Eski batı'nın şerifi ve silahlı çatışmaya giren biri. Amerikalı öncü. Wyatt earp (1848-1929). Soyadı.

Earphone : Kulaklık. Telefon kulaklığı. Kulak etrafındaki saç lülesi.

Earphone jack : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı sesli aygıtlarda (ses aygıtı, almaç, vb.), sesi dışarıya vermeden ya da saptanırken izlemek için kullanılan kulaklığın takıldığı yuva. Kulaklık yuvası.

Earphones : Kulak etrafındaki saç lülesi. Kulaklık.

Earpieces : Gözlük sapı. Kulaklık.

Ear canal resection : Dış kulak yangısının medikal tedavilerle iyileşmediği ve vejatatif üremelerle kulak yolunun tıkandığı durumlarda dış kulak yolunun ameliyatla uzaklaştırılması. hinz, zepp ve bunun gibi pek çok yöntemle dış kulak yolu uzaklaştırılabilir. Kulak yolunun rezeksiyonu.

 

Ear doctor : Kulak doktoru.

Ear drops : Sarkıtlı küpe. Sıvı damlalar şeklinde kulağa uygulanan ilaç. Kulak damlası.

Wearproof : Aşınmaya dayanıklı. Normal giyime veya kullanıma dayanır nitelikte. Aşınma dirençli. Sağlam (giysi). Normal eskime ve yıpranmaya dayanıklı. Normal giymenin neden olduğu yıpranmaya karşı dayanıklı olan. Sağlam.

İngilizce Earplug Türkçe anlamı, Earplug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earplug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plug : Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. Yumruk atmak. İlgilenmek. Tıpalamak. Durdurmak. Vurmak. Dolgu yapmak. Tapalamak. Kapamak. Tıkamak.

Headphone : Kulaklık. Telefon veya radyo kulaklığı. Telefon kulaklık. Telefon kulaklığı.

Ear muffs : Kulaklık (soğuğa karşı).

Stopple : Tıpa. Tıkamak. Tapa ile tıkamak. Tıkaç. Tapa. Tıkaç ile tıkamak.

Ear plug : Kulak manşonu. Kulak tıpası.

Phone : Çınka etmek. Telefon. Çınkalamak. Sesbirimcik. Çınka. Alısün. Zeng etmek. Alısünlemek. Telefon gündüz. Ses.

Stopper : Durdurucu. Tıpa. Tıpa takmak. Durduran kimse. Tıpalamak. Tıkaçlamak. Tıkamak. Tıkaç. Lavabo, yıkanma teknesi v.b. araçlar içinde su biriktirebilmek için çıkış deliğine konan konik parça. Tapa.

Earphone : Kulak etrafındaki saç lülesi. Kulaklık. Telefon kulaklığı.

Earpiece : Kulaklık. Gözlük sapı.

Earplug synonyms : earplugs.