Earwitness türkçesi Earwitness nedir

Earwitness ile ilgili cümleler

English: One eyewitness is better than ten earwitnesses.
Turkish: Bir görgü tanığı, on tane kulak misafirinden daha iyidir.

İngilizce Earwitness Türkçe anlamı, Earwitness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earwitness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take the stand : Mahkemede tanıklık yapmak. Yeminle bildirmek. Mahkemede avukatların sorularına cevap vermek (sanık veya şahit).

Eavesdropper : Gizlice dinleyen kimse. Komşu evi dinleyen kimse.

Witness : Kanıtlamak. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Tanık olmak. Delil. Şahitlik etmek. Şahit olmak. Bir olayın gidişini gören kişi. bir olayı tanıtlamak için yargı yerine çıkan ya da bir belgit ve sözleşmenin altına yazılan tanık. Bizzat görmek. Kabul etmek. Kanıt.

Hearable : Duyulabilir. İşitilebilir. Duyulabilen.

Declare : Afişe etmek. Haber vermek. Açıklamak. Fikrini belirtmek. İddia etmek. Deklare etmek. Deklarasyon yapmak. İfade vermek. Beyan etmek. Söylemek.

Testify : İfade vermek. İspatlamak. Şahitlik etmek. Tanıklık etmek. Kanıtlamak. Tanıklıkta bulunmak. Şahitlikte bulunmak. Doğrulamak. Şahadette bulunmak. Şahadet etmek.

 

Vouch : Belgelerdeki bilgileri kontrol etmek. Garanti etmek. Doğrulamak. Atıfta bulunmak. Kefil olmak. Tanıklık etmek. Yeminle temin etmek. Tekeffül etmek. Onaylamak.

Overheard : İstemeyerek duyan. Kulak misafiri olmuş.

Eavesdroppers : Kulak misafirleri. Gizlice dinleyen kimse.

Attest : Kanıtlamak. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. İspat etmek. Bildirmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Açıklamak. Beyan etmek. Delalet etmek. İddia etmek. Yemin ettirmek.

Earwitness synonyms : auricular witness.

Earwitness zıt anlamlı kelimeler, Earwitness kelime anlamı

Posteriority : Sonradan gelme.

Lateness : Tehir. Geç olma. Gecikme. Geç kalma.

Earwitness ingilizce tanımı, definition of Earwitness

Earwitness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A witness by means of his ears. One who is within hearing and does hear. A hearer.