Ed türkçesi Ed nedir

  • Erkek ismi (edmund, edgar ya da edward'ın kısaltması).

Ed ile ilgili cümleler

English: A new shopping mall opened on the edge of town.
Turkish: Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.

English: A samurai in the Edo era carried two swords.
Turkish: Edo Döneminde bir ​​samuray iki kılıç taşıdı.

English: A sharp tongue is the only edged tool that grows keener with constant use.
Turkish: Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.

English: A new full edition of the encyclopedia has come out.
Turkish: Ansiklopedinin yeni tam sürümü çıktı.

English: A French language edition of this novel has also been published.
Turkish: Bu romanın Fransızca dilindeki edisyonu da yayınlandı.

Ed ingilizcede ne demek, Ed nerede nasıl kullanılır?

Bab ed din : (farsça) iman kapısı. Babilik'in kurucusu. Mirza ali muhammed'in titri. Bab. (1819-1850, şirazlı ali muhammed olarak doğdu).

Radionuclide comput ed tomography : Radyonüklit bilgisayarlı tomografi. Bilgisayarlı tomografide radyonüklidler kullanılarak görüntü alınması.

Salah ed din : 1100'lerde kudüs'ü hristiyanlar'dan geri alan müslüman kral ve savaşçı. Selahaddin. Selahaddin eyyübi.

Op ed : Gazetede yazarların kişisel görüşlerini yazdıkları sayfa (genellikle güncel olaylar hakkında, çoğu kez başmakalelerin karşı sayfasında görülebilen).

 

Edacious : Yemekle ilgili. Obur. Açgözlü.

Edaphone : Toprak canlısı.

Edda : 13. yüzyıl başlarından eski iskandinavya şiir koleksiyonu. Kadın ismi.

Edam : Yuvarlak hollanda peyniri. Hollanda peyniri. Edam peyniri.

Eddie murphy : (edward reagan murphy olarak, 1961'de doğan). Amerika birleşik devletleri komedyeni ve oyuncusu.

Edd : (bilgisayarlarda) bir diski daha küçük ayrı disklere ayırarak yaratılan sanal disk.

İngilizce Ed Türkçe anlamı, Ed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impotency : Güçsüzlük. Empotans. Cinsel iktidarsızlık. Zayıflık. Acizlik. İktidarsızlık. Etkisizlik.

Integrated : Entegre. Tamamlanmış. Tümlevi alınmış olma özelliğinde. Tümlenmiş. Entegre edilmiş. Karma. Bütünlemiş. Tümlenik. Tümleşik. Entegre olmuş.

Dysfunction : Fonksiyon bozukluğu. İşlememe. Disfonksiyon. Kötü görev. Görev bozukluğu. Halkbilim olay ve ürünlerinin, yeni etkenler nedeniyle, eski dengesel işlerlikleriyle birlikte eski anlam ve güçlerini de yitirmeleri, bk. işlev, işlevselcilik, işlevsel tümgeler. Bir uzvun görevini yapmaması. Yetmezlik. İşlev bozukluğu (organ vb).

Impotence : Güç eksikliği, güçsüzlük, kudretsizlik. erkekte cinsel gücün yetersizliği veya yokluğu, impotans. Cinsel iktidarsızlık. Acizlik. Empotens. Güçsüzlük. İktidarsızlık. İmpotens. Zayıflık. Adem-i iktidar. İmpotans.

Disfunction : Bir uzvun görevini yapmaması. Kullanılamaz hale gelmek. İşlev güçlüğü. Disfonksiyon. Güç işlev. İşlev yitimi. İşlev bozukluğu. İşlevsizlik.

 

Ed synonyms : coeducational, male erecticle dysfunction, erectile dysfunction.

Ed zıt anlamlı kelimeler, Ed kelime anlamı

Potency : Nüfuz. Tesir. İktidar. Kuvvet. Cinsel güç. Potansiyel. Potens. Güç. Salahiyet. Etki.

Segregated : Ayrıklanık. Birikmiş. Ayrılmış. Bölünmüş. Koparılmış. Birikintili. Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize.

Ed antonyms : potence.