Egret türkçesi Egret nedir

Egret ile ilgili cümleler

English: Ali didn't regret saying no.
Turkish: Ali hayır demekten pişman olmadı.

English: Ali didn't regret his refusal.
Turkish: Ali reddinden pişman olmadı.

English: Ali deeply regretted doing what he had done.
Turkish: Ali yaptıklarını yaptığına çok pişman oldu.

English: Ali did something he immediately regretted doing.
Turkish: Ali yapmaktan hemen pişman olduğu bir şey yaptı.

English: A time will come when you will regret your action.
Turkish: Yaptığına pişman olacağın bir zaman gelecek.

Egret ingilizcede ne demek, Egret nerede nasıl kullanılır?

American egret : Amerikan balıkçılı.

Cattle egret : Sığır balıkçılı. Öküz balıkçılı. Öküz balıkçıl. Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, 51 cm kadar uzunlukta, genellikle çayırlarda otlayan sığırlar arasında dolaşan, diğer balıkçıllarla koloni halinde kuluçkaya yatan, anadolu'nun güney kesimlerinde yaşayan yerli ve göçmen bir tür. öküz balıkçılı.

Little egret : Küçük ak balıkçıl. Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta, tüyleri kar gibi beyaz olan, güney avrupa, afrika, güney asya'da görülen, ülkemizin her tarafında ağaç ve fundalıklarda bulunan, bataklık ve su kenarlarında yaşayan, yuvalarını genellikle ağaçlar üzerine yapan bir tür. Küçük beyaz balıkçıl. Küçük akbalıkçıl.

 

Egrets : Akbalıkçıl. Kuş tepeliği. Balıkçıl. Küçük beyaz balıkçıl. Sorguç.

Allegretto : Allegretto.

Have no regret : Nedamet duymamak. Vicdan azabı çekmemek. Hiçbir üzüntü hissetmemek. Hiçbir pişmanlık hissetmemek.

Negretti merino : Negretti merinosu. Avusturya kısmen de almanya’da yetiştirilmiş, vücudu biraz iri çuha yapağı merinosu.

Regretful : Pişman. Üzüntülü. Üzgün. Müteessir.

Have no regrets : Hiç pişman olmamak. Nedamet duymamak. Hiçbir pişmanlık hissetmemek. Bir pişmanlık duymamak. Vicdan azabı çekmemek. Hiçbir üzüntü hissetmemek.

Hear with regret of : Haberdar olduğundan üzüntü duymak. -i öğrendiğinden üzüntü hissetmek. Üzüntü duyarak dinlemek.

İngilizce Egret Türkçe anlamı, Egret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Egret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kingfishers : Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, başları büyük, gagaları uzun ve köşeli, kanatları kısa veya orta uzunlukta, bazılarında kuyruk çok kısa, oyuklarda kuluçkaya yatan, yumurtaları beyaz renkte, güney avrupa ve ön asya'da su kenarlarında yaşayan ve 27 kadar türü olan bir familya. yalıçapkını (alcedo atthis), izmir yalıçapkını (halcyon smyrnensis), alaca yalıçapkını (ceryle rudis) iyi bilinen türleridir. Dere kuşu. Yalıçapkını. Emircik. Bahri. Yalıçapkımgiller. İskelekuşu. Yalı çapkını.

 

Great white heron : Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, 104 cm kadar uzunlukta, tamamen beyaz renkli, güneydoğu avrupa, asya ve afrika ve yurdumuzun her tarafında görülen, bitkice zengin bataklık, nehir ve göl kenarlarında yaşayan bir kuş türü. ak balıkçıl. Büyük ak balıkçıl. Büyük akbalıkçıl. Ak balıkçıl. Beyaz balıkçıl.

Topknots : Tepe. Saç topuzu. İbik. Saç kurdelası. Topuz.

Plume : Tüylerini düzeltmek (kuş). Tüy (kuşa ait). Nişan. Kuş tüyü. Ödül. Tüylerle süslemek. Tuğ. Kuştüyü. Mükafat. Tüy.

Piscivorous : İhtiyofagus. Balık yiyen. Pisivor. Balıklarla beslenen.

Topknot : İbik. Topuz. Saç topuzu. Tepe. Saç kurdelası.

Kingfisher : İskele kuşu. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, sırtı mavi ve yeşil, karnı pas renginde, nehir ve göl kenarlarında, kışın deniz kenarlarında yaşayan, yurdumuzda her mevsim görülen, küçük balık, yengeç ve böceklerle beslenen, suda yaşayan böcek larvalarını yiyen, sindirilmeyen besinleri ise yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. Bahri. Yalıçapkını. Emircik. Dere kuşu. Yalı çapkını. İskelekuşu.

Hood : Kukulete. Kapüşon. Körüklü örtü. Örtmek. Katlanır araba üstü. Yeraltı dünyasından biri. Kukuleta. Başlık. Motor kapağı. Kukuleta giydirmek.

Ichthyophagous : Balık yiyen. Balık yiyen, pisivor. İhtiyofagus.

Aigrette : Tuğ.

Egret synonyms : snowy egret, casmerodius albus, bubulcus ibis, egretta albus, egretta garzetta, egretta thula, snowy heron, little egret, cattle egret, american egret, ospreys, heron, hern, crest, crests, egrets, osprey, herons, hoods, aigrettes, hernshaw, casque, pluming, casques.

Egret ingilizce tanımı, definition of Egret

Egret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The little egret (A. garzetta), of Europe. The name of several species of herons which bear plumes on the back. They are generally white. Among the best known species are the American egret (Ardea, or Herodias, egretta). The great egret (A. alba). And the American snowy egret (A. candidissima).