Kingfishers türkçesi Kingfishers nedir

  • Dere kuşu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, başları büyük, gagaları uzun ve köşeli, kanatları kısa veya orta uzunlukta, bazılarında kuyruk çok kısa, oyuklarda kuluçkaya yatan, yumurtaları beyaz renkte, güney avrupa ve ön asya'da su kenarlarında yaşayan ve 27 kadar türü olan bir familya. yalıçapkını (alcedo atthis), izmir yalıçapkını (halcyon smyrnensis), alaca yalıçapkını (ceryle rudis) iyi bilinen türleridir.
  • İskelekuşu.
  • Balıkçıl.
  • Emircik.
  • Yalı çapkını.
  • Bahri.
  • Yalıçapkımgiller.
  • Yalıçapkını.
  • İskele kuşu.

Kingfishers ingilizcede ne demek, Kingfishers nerede nasıl kullanılır?

Pied kingfisher : Alaca yalıçapkını. Muhacir yalıçapkını. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, toplu halde yaşayan, türkiye' de ege bölgesi'nin güney tarafları ile akdeniz ve güneydoğu anadolu bölgelerinde göl ve nehir kenarlarında her mevsim görülen, balıklarla beslenen yerli bir tür. gri yalıçapkını, siyah beyaz dere kuşu. Gri yalıçapkını.

Wood kingfisher : Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, 27 cm kadar uzunlukta, başı ve boynu kahverengi, sırtı yeşil, kanatları mavi olan, ön ve güney asya'da tarla, bahçe, açık arazi ve ormanlarda yaşayan, yurdumuzda ege, akdeniz ve güneydoğu anadolu bölgelerinde görülen, kertenkele, yengeç, böcek gibi hayvanlarla beslenen bir tür. Yalıçapkını. İzmir yalıçapkını.

 

Kingfisher : Dere kuşu. İskelekuşu. Yalı çapkını. Yalıçapkını. Bahri. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, sırtı mavi ve yeşil, karnı pas renginde, nehir ve göl kenarlarında, kışın deniz kenarlarında yaşayan, yurdumuzda her mevsim görülen, küçük balık, yengeç ve böceklerle beslenen, suda yaşayan böcek larvalarını yiyen, sindirilmeyen besinleri ise yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. İskele kuşu. Emircik. Balıkçıl.

Kingfish : Büyük uskumru. Sarıağız balığı. Eşkina balığı.

İngilizce Kingfishers Türkçe anlamı, Kingfishers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kingfishers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ichthyophagous : Balık yiyen, pisivor. Balık yiyen. İhtiyofagus.

Nautical : Denizciliğe ait. Gemi. Denizciler veya denizcilikle ilgili. Denizel. Gemiciliğe ait. Denizsel. Deniz. Denizcilikle ilgili. Gemi ile ilgili.

Laughing jackass : Yalıçapkını (avustralya ingilizcesi). Yeni zelanda baykuşu.

Great crested grebe : Tepeli dalgıç. Tepeli batağan.

Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Egret : Sorguç. Akbalıkçıl. Küçük beyaz balıkçıl. Kuş tepeliği.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Kingfishers synonyms : coraciiform bird, belted kingfisher, alcedo atthis, eurasian kingfisher, dacelo gigas, ceryle alcyon, family alcedinidae, kingfisher, wood kingfisher, kookaburra, halcyon, piscivorous, naval, alcedinidae, egrets, a site, herons, marine, hernshaw, a cell, abo blood groups system, hern, abductor muscle, navals, aardvarks, a chromosome, a cells, a protein, heron, abiotic factor, abiotic environment, aardvark, halcyons.