Nautical türkçesi Nautical nedir

  • Gemicilik ile ilgili.
  • Denizciler veya denizcilikle ilgili.
  • Denizel.
  • Deniz.
  • Denizsel.
  • Gemi.
  • Gemi ile ilgili.
  • Denizciliğe ait.
  • Bahri.
  • Denizcilikle ilgili.
  • Gemiciliğe ait.

Nautical ile ilgili cümleler

English: Ali is an unemployed aeronautical engineer.
Turkish: Ali işsiz bir havacılık mühendisidir.

Nautical ingilizcede ne demek, Nautical nerede nasıl kullanılır?

Nautical almanac : Seyir kitabı. Denizcilere gereken bilgi içeren yıllık jurnal (gelgitler, ayın evreleri, güneşim doğuşu, vs. gibi).

Nautical astronomy : Konum ve yer saptanması için denizcilerin yararlandığı bir gökbilim kolu. Denizcilik astronomisi. Denizcilik gökbilimi.

Nautical chart : Deniz haritası.

Nautical insurance : Deniz sigortası.

Nautical knot : Deniz mili. Gemi ve teknelerin hızını ölçmek için kullanılan ölçü birimi.

Nautical twilight : Deniz tanı. Akşam deniz tanı. Deniz şafağı. Deniz alaca karanlığı. Açık denizlerde, güneş battıktan sonra yıldızlar görününceye dek geçen zaman aralığı.

Nautical science : Denizcilik bilimi.

International nautical mile : Uluslararası deniz mili.

Aeronautical : Havacılık ile ilgili. Havacılık. Havacılıkla ilgili. Tenekçilik ile ilgili.

Aeronautical engineer : Hava mühendisi. Havacılık mühendisi. Aerodinamik alanında uzman olan mühendis.

 

İngilizce Nautical Türkçe anlamı, Nautical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nautical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Steamer : Buharlayıcı. Buhar. Bir tür kıymalı sandviç. Vapur. Düdüklü tencere. Buharlı vapur. Pistonlu buhar makinesi.

Maritime : Denizcilik. Denizle ilgili. Deniz kıyısında. Deniz kıyısında olan. Denize ait. Denize yakın. Denizciye özgü.

Brines : Deniz suyu. Okyanus. Tuzlu su. Salamura suyu. Turşu suyu. Salamura.

Brine : Tuzlu su. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deniz suyu. Salamura suyu. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Turşu suyu. Okyanus. Salamura.

Sea : Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Dalga. Umman. Denizle ilgili. Okyanus. Derya.

Craft : Kurnazlık. Uçak. Esnaf. El ile yapmak veya işlemek. Ustalıkla işlemek. Maharet. Hile. Sanat. Kesp. Hüner.

Sea row : Dekorda deniz görünümünü sağlayan taban.

Crafts : El ve kol gücü ile yapılabilen ve beceri isteyen işler. Uçak. Zanaatlar. El sanatları.

Main : En önemli. Ana. Kuvvet. Esas. Tiyatro sahnesinin ve seyir yerinin tüm ışıklarını besleyen, yüksek dirençli, dışı çok iyi yalıtılmış kalın kablo. Baş. Başlıca. Okyanus.

 

Naval : Denize ait. Savaş gemileriyle ilgili. Savaş gemileri ile ilgili. Bahriyeye ait. Deniz harp. Savaş gemilerine ait. Savaş gemisi. Denizcilik.

Nautical synonyms : sloops, mare, keels, kingfisher, navals, boated, blue, boarders, keel, boat, boarder, bark, marine, sloop, mains, kingfishers, bluer, ship, bluest, great crested grebe, sailing ship, deep, saltwater, nautic, steamering.

Nautical ingilizce tanımı, definition of Nautical

Nautical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, nautical skill. Of or pertaining to seamen, to the art of navigation, or to ships.