Kingfisher türkçesi Kingfisher nedir

  • Balıkçıl.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dere kuşu.
  • İskelekuşu.
  • Bahri.
  • İskele kuşu.
  • Emircik.
  • Yalı çapkını.
  • Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, sırtı mavi ve yeşil, karnı pas renginde, nehir ve göl kenarlarında, kışın deniz kenarlarında yaşayan, yurdumuzda her mevsim görülen, küçük balık, yengeç ve böceklerle beslenen, suda yaşayan böcek larvalarını yiyen, sindirilmeyen besinleri ise yumak halinde dışarı atan bir kuş türü.
  • Yalıçapkını.

Kingfisher ingilizcede ne demek, Kingfisher nerede nasıl kullanılır?

Pied kingfisher : Gri yalıçapkını. Alaca yalıçapkını. Muhacir yalıçapkını. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, toplu halde yaşayan, türkiye' de ege bölgesi'nin güney tarafları ile akdeniz ve güneydoğu anadolu bölgelerinde göl ve nehir kenarlarında her mevsim görülen, balıklarla beslenen yerli bir tür. gri yalıçapkını, siyah beyaz dere kuşu.

Wood kingfisher : Yalıçapkını. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının yalıçapkınıgiller (alcedinidae) familyasından, 27 cm kadar uzunlukta, başı ve boynu kahverengi, sırtı yeşil, kanatları mavi olan, ön ve güney asya'da tarla, bahçe, açık arazi ve ormanlarda yaşayan, yurdumuzda ege, akdeniz ve güneydoğu anadolu bölgelerinde görülen, kertenkele, yengeç, böcek gibi hayvanlarla beslenen bir tür. İzmir yalıçapkını.

 

Kingfishers : Bahri. İskelekuşu. Yalı çapkını. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, başları büyük, gagaları uzun ve köşeli, kanatları kısa veya orta uzunlukta, bazılarında kuyruk çok kısa, oyuklarda kuluçkaya yatan, yumurtaları beyaz renkte, güney avrupa ve ön asya'da su kenarlarında yaşayan ve 27 kadar türü olan bir familya. yalıçapkını (alcedo atthis), izmir yalıçapkını (halcyon smyrnensis), alaca yalıçapkını (ceryle rudis) iyi bilinen türleridir. İskele kuşu. Yalıçapkımgiller. Dere kuşu. Balıkçıl. Emircik.

Kingfish : Sarıağız balığı. Eşkina balığı. Büyük uskumru.

İngilizce Kingfisher Türkçe anlamı, Kingfisher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kingfisher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Alcedinidae : Yalıçapkınıgiller. Yalıçapkıngiller.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Piscivorous : Balık yiyen. Pisivor. İhtiyofagus. Balıklarla beslenen.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Kingfisher synonyms : eurasian kingfisher, alcedo atthis, ceryle alcyon, coraciiform bird, family alcedinidae, belted kingfisher, dacelo gigas, hernshaw, herons, a protein, aardvark, aardwolf, wood kingfisher, abambulacral area, egret, heron, kookaburra, kingfishers, acacia, abductor muscle, laughing jackass, navals, great crested grebe, halcyons, hern, halcyon, abramis zone, naval, nautical, ichthyophagous, egrets, a chromosome, marine.

Kingfisher ingilizce tanımı, definition of Kingfisher

Kingfisher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of numerous species of birds constituting the family Alcedinidæ. Most of them feed upon fishes which they capture by diving and seizing them with the beak. Others feed only upon reptiles, insects, etc. About one hundred and fifty species are known. They are found in nearly all parts of the world, but are particularly abundant in the East Indies.