Electropositive türkçesi Electropositive nedir

  • Artıçeker.
  • [#alkali Alkalik].
  • Elektropozitif.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Görece eksi elektrot potansiyeli nedeniyle artınlar oluşturmaya yatkın özdek.

Electropositive ingilizcede ne demek, Electropositive nerede nasıl kullanılır?

Electropositivity : Artıçekerlik. Elektropozitiftik.

İngilizce Electropositive Türkçe anlamı, Electropositive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electropositive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Additive : Katılacak. Katık. Toplamsal. Çoğalan. Katılan kimyasal madde. Eklenecek. Katkı. Ek katkı. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. İlave.

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Activated coal : Aktif kömür. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür.

 

Alkalis : Alkalin. Alkali metal. Alkali. Baz.

Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asit kökü. Bir asidin negatif parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik.

Alcali : Alkali. Baz. Suda eriyebilen ve hidroksit iyonları oluşturan kimyasal özdek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Electropositive synonyms : positively charged, acidimetry, acid salt, aldehydes, alcoholometry, positive, charged, alabaster, acier inoxydable, alcohols, alkaline, active metals, alkalic.

Electropositive zıt anlamlı kelimeler, Electropositive kelime anlamı

Uncharged : Borçlandırılmamış. Şarj edilmemiş. Borçlandırılmamış (hesap). Doldurulmamış. Yüklenmemiş. Yüklentisiz. Yüksüz. Dolmamış.

Electropositive ingilizce tanımı, definition of Electropositive

Electropositive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The converse or correlative of electro-negative. Of such a nature relatively to some other associated body or bodies, as to tend to the negative pole of a voltaic battery, in electrolysis, while the associated body tends to the positive pole. A body which passes to the negative pole in electrolysis.