Additive türkçesi Additive nedir

  • Toplamsal.
  • Katık.
  • [#katkı Katkı maddesi].
  • Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek.
  • Eklenecek.
  • Çoğalan.
  • Toplanır.
  • Katılacak.
  • Katkı.
  • İlave.
  • Ek katkı.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Katılan kimyasal madde.

Additive ile ilgili cümleler

English: No additives have been added to this jam.
Turkish: Bu reçele hiçbir katkı maddesi eklenmemiştir.

Additive ingilizcede ne demek, Additive nerede nasıl kullanılır?

Additive complementary colours : Tümler renkler. Uygun oranda karışımları bir belirli renksiz ışık veren renkli iki ışığın renkleri.

Additive component : Toplanır bileşen.

Additive effect : Arttırıcı etki. Toplamsal etki.

Additive effects : Bir özelliğin birden fazla gen çifti tarafından kontrol edilmesiyle ortaya çıkan durum. Toplamalı etki. Arttırıcı etki.

Additive function : Toplam işlev. Toplamacı işlev. Toplanır işlev. Toplamsal fonksiyon.

Additive identity : Toplamsal birim. Toplamada etkisiz eleman.

Additive mixture of colours : Renk uyartılarının, ağtabakanın aynı bölümüne düşmek üzere, göze birlikte ya da büyük bir hızla art arda girmeleri. (ya da ağtabakada, ayrı renk duyulanmaları doğuramayacak derecede yakın parçacıklar üzerine düşmeleri.). Renklerin toplamsal karışımı.

 

Additive hazard model : Toplamsal tehlike modeli.

Additive inverse element : Toplamsal ters öğe.

Additive group : Toplamsal grup.

İngilizce Additive Türkçe anlamı, Additive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Additive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjuncts : İkinci dereceden şey. Mütemmim. Muavin. İkinci derecede olan şey. Ek. Tamamlayan. Tamamlayıcı. Niteleme sözcüğü. Yardımcı.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Subscription : Katılım taahhüdü. Bağışta bulunma. Aidat. Üye aidatı. Abonman ücreti. Abonelik işlemi. Abone vergini. Katılım. Onaylama.

Contributions : İştirak. Bağış. Destek. Yazı. Yardım. Makale.

Expanded : Ekspandet. Genişletilmiş. Açılmış. Geniş. Çoğaltılan. Genleşmiş. Artırılmış. Genleşik.

Retractable : Toparlanır. Geri alınabilir. Geri çekilebilir. Vazgeçilebilir. İçeri çekilebilir.

Addible : İlave edilebilir. Eklenebilir. Ucuna takılabilir. Toplanabilir.

Incremental : Marjinal. Kazanç ile ilgili. Artan maliyet. Genişleme ile ilgili. Kar ile ilgili. Artımlı. Değişen. Artağan. Büyümü ile ilgili.

Activated coal : Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür. Etkin kömür.

Accretion : Uzvi büyüme. Arazinin doğal genişlemesi. Birikim. Arazinin genişlemesi (doğal). Normalde ayrı olarak bulunan iki kısımın yapışması, birleşme, kaynaşma. organizmada bir boşlukta yabancı maddeler toplanması, birikme. organik büyüme. yeni maddeler katılmasıyla beliren dış gelişme, büyüme, artma. Katılım. Yeni maddeler katılması ile büyüme. Katılma. İlhak.

 

Additive synonyms : artificial additive, summational, summative, additive properties, alcohols, alcoholometry, cumulative, accessorial, accretionary, accrescent, accelerating, add on, additions, accessional, complementary, active metals, complemental, intercalary, extender, active passive metal, adjunct, augmenting, addendum, acid radical, adjuvant, aliphatic compounds, additament, addenda, addition, increasing, addable, filler, clabber.

Additive zıt anlamlı kelimeler, Additive kelime anlamı

Subtractive : Eksi işaretli. Eksiltici.

Nonlinear : Lineer olmayan. Doğrusal olmayan. Doğru olmayan.

Additive ingilizce tanımı, definition of Additive

Additive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to subtractive. Positive. Proper to be added.