Endscrew türkçesi Endscrew nedir

  • Arka mengene.
  • Marangoz tezgahının arkasında bulunan, uzun vidalı sıkıştırma düzeni.

Endscrew ingilizcede ne demek, Endscrew nerede nasıl kullanılır?

Ends and means : Amaçlar ve araçlar.

Ends of the earth : Dünyanın en ırak bölgeleri.

Ends with : Biter. Son harfi. Bununla biter. Belirtilen karakterle biter. Sonu. Son karakter. İle biter. İle biten. Bitsin.

Beam with both ends built in : Her iki ucu ankastre kiriş.

Can hardly make ends meet : Gerçekten gücü fazla yetmez. Her ay faturalarını nadiren öder.

Left no loose ends : Tüm işleri bitirdi. Gitmeden önce tüm işlerini tamamladı. Yapılmadık hiçbir şey bırakmadı.

Burnt the candle at both ends : Başka çıkar yol yok. Kaçış olmamak. Başka bir seçenek yok veya kalmadı. Fazla seçeneği olmamak.

Odds and ends : Ivır zıvır. Döküntüler. Ufak tefek şeyler. Öteberi. Ufak tefek şey.

Play both ends against the middle : İkili oynamak. Kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek. Birbirine düşürmek. Şeytana külahı ters giydirmek. İki zıt grubun mücadelesinden nemalanmaya çalışmak. İki zıt grubun mücadelesinden avantaj devşirmek. Şeytana külahını ters giydirmek.

Beam ends : Küpeştesi suda.

İngilizce Endscrew Türkçe anlamı, Endscrew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endscrew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rotate : Dönüşümlü olmak. Dönme eylemi. Dolamak. Sırayla çalışmak. Dolandırmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Döndürmek. Dönüşümlü olarak yer değiştirmek. Eksen çevresinde dönmek. Dönmek.

Loosen : Açılmak. Çözmek. Çözülmek. Yumuşatmak. (toprağı) kabartmak. Bollanmak. Gevşetmek. Açmak. Salıvermek. Söktürmek.

Loose : Serbest bırakmak. Kaçmak. Gevşek. Salıvermek. Çözmek. Bol. Ateşlemek. Atmak. Oynak. Ateş etmek.

Circumvolve : Dönmek. Kendi çevresinde dönmek.

Endscrew zıt anlamlı kelimeler, Endscrew kelime anlamı

Stiffen : Güçlenmek. Kasılmak. Kuvvetlenmek. Ciddileşmek. Kasmak. Sabit kalmak. Kaskatı kesilmek. Pekiştirmek. Tutulmak. Sertleştirmek.

Screw : Vidalamak. Çevirerek sıkıştırmak. Sıkışmak. Burmak. Üzeri burma biçiminde yivli ufak çivi. Çevirmek. Burmaç. Vida. Burulmak. Sikişmek.