Enplanes türkçesi Enplanes nedir

  • Uçağa bindirmek.
  • Uçağa binmek.
  • Uçağa yüklemek.

Enplanes ingilizcede ne demek, Enplanes nerede nasıl kullanılır?

Enplane : Uçağa binmek. Uçağa bindirmek. Uçağa yüklemek.

Enplaned : Uçağa yüklemek. Uçağa binmiş. Uçağa binmek. Uçağa bindirmek.

Enplaning : Uçağa yüklemek. Uçağa binmek. Uçağa binme. Uçağa bindirmek.

Enplas corporation : Yüksek hassasiyet ve yüksek performans plastik parçalar ve yüksek teknoloji alanlarında ürünler üreten japon şirketi. Enplas şirketi.

Screenplay : Oyunluk. Senaryo. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin çevrilmesine temel olan metin. (bir filmin en kısa yoldan anlatılan konusunu veren metne özet; bunun en geliştirilmiş, en son biçimine de çevirim oyunluğu denir. özetten çevirim oyunluğuna doğru da geliştirim ve ayrımlama yer alır. bunların hepsi için de genellikle oyunluk terimi kullanılır). çevirim oyunluğunun kısaltması. tv. herhangi bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde kılavuz olmak üzere hazırlanan metin.

Screenplays : Senaryo.

Screenplay writer : Senarist.

İngilizce Enplanes Türkçe anlamı, Enplanes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enplanes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embarking : Kalkışmak. Uçağa bindirme. Yüklenmek. Uçağa yükleme. Yükleme. Bindirmek. Bindirme. Gemiye bindirme.

 

Enplaning : Uçağa binme.

Enplaned : Uçağa binmiş.

Imbarked : Yüklenmek. Yüklemek. Yatırmak. Yük almak. Gemiye bindirmek. Kalkışmak. Binmek. Yatırım yapmak.

Embarks : Yolcu almak. Gemiye bindirmek. Gemiye binmek. Girişmek. Atılmak. Yüklemek. Kalkışmak. Yüklenmek.

Embarked : Uçağa yüklenmiş. Yüklenmiş (uçağa vb). Bindirilmiş. Yatırmak. Yüklenmiş. Bindirmek. Atılmak. Girişmek. Yüklenmek.

Imbark : Gemiye bindirmek. Yüklenmek. Binmek. Yüklemek. Yatırım yapmak. Yük almak. Kalkışmak. Yatırmak.

Emplaning : Uçağa binme.

Enplanes synonyms : enplane, emplane, ship, embark.

Enplanes zıt anlamlı kelimeler, Enplanes kelime anlamı

Disembark : (gemiden) karaya çıkmak. Varmak. Karaya ayak basmak. Gitmek. Karaya çıkarmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Bir ulaştırma aracından inmek. Karaya çıkmak. Sayısı azalmak. Fiyatı veya değeri düşmek.