Embarking türkçesi Embarking nedir

Embarking ingilizcede ne demek, Embarking nerede nasıl kullanılır?

Disembarking : Bir ulaştırma aracından inmek. (gemiden) karaya çıkmak. Varmak. Sayısı azalmak. Gitmek. Karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. Fiyatı veya değeri düşmek. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Karaya çıkarmak.

Reembarking : Geminin bordasına geri çıkmak.

Embark on : Benimsemek. Başlamak. -mak için kolları sıvamak. -a girişmek. -a başlamak. -e girişmek. Girişmek.

Embark on a business : Bir işe girişmek.

Embark on a career : Bir mesleğe başlamak.

Embarkation : Yükleme. Gemiye binme. Yük alma. Gemiye bindirme. Girişme. Binme. Bindirme. Yükleme işlemi. Uçağa biniş. Yüklenme.

Embarked : Gemiye bildirilmiş. Yüklenmiş (uçağa vb). Yüklenmiş. Yolcu almak. Bindirmek. Uçağa yüklemek. Bindirilmiş. Yatırmak. Girişmek. Yüklenmek.

Embarkment : Bindirme. Binme. Atılma. Gemiye binme. Yükleme. Uçağa bindirme. Uçağa yükleme. Bir gemi veya kayığa binme. Gemiye bindirme. Girişme.

Embarks : Uçağa bindirmek. Atılmak. Gemiye bindirmek. Yatırmak. Gemiye binmek. Kalkışmak. Bindirmek. Uçağa binmek. Yüklemek. Yolcu almak.

 

Disembark : Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Gitmek. Gemiden karaya çıkmak. Karaya çıkarmak. (gemiden) karaya çıkmak. Karaya çıkmak. Fiyatı veya değeri düşmek. Varmak. Karaya ayak basmak. Sayısı azalmak.

İngilizce Embarking Türkçe anlamı, Embarking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embarking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bumping : Su içeren petrol ürününün kaynama sırasında kabın duvarına yaptığı vuruntu. Darbe. Çarpışmak. Çarpmak. Toslamak.

Lap joint : Bindirme bağlantı. Bindirme ek. Bindirmeli ek. Derz. İnşaat derzi. Eklem. Bindirmeli bağlantı. Yapım eklemi.

Clashes : Çarpmak. Çarpışmak. Çatışmak. Anlaşamamak. Gümbürdemek. Uymamak. Çatırdamak. Gitmemek. Uyuşmamak.

Burdened : Tahmil edilmiş. Yüklü. Sırtına yüklemek. Yüklenmiş.

Corbel : Destek. Çıkma. Bindirmelik. Konsol. Boru desteği. Çıkma desteği.

Clapboards : Padavra. Kaplama tahtası. Siper tahtası. Çekim tahtası. Tahta kaplamak. İnce kaplama tahtası. Yalıbaskısı. Fıçı tahtası. Tahta kaplama.

Burthens : Yük. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Külfet.

Ladens : Yüklü. Dolu. Yüklenmiş. Yük taşıma kapasitesi.

Embarkment : Bir gemi veya kayığa binme. Binme. Gemiye binme.

Trademark : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Ticari marka. Marka. Kendine özgü veya has (özellik). Alametifarika. Alameti farika. Ticaret markası. Ticari eşyalar üzerine konulan ve o eşyayı üreten veya satanı tanıtmaya, ayırt etmeye yarayan özel işaret; marka. Belirgin özellik.

Embarking synonyms : pip, emplaning, being thrown, engage in, peg, precipitancy, enplaning, add on, attack, embarcation, corbels, darted, embarkations, burst, bumps, bump, attempt, incline, adventure, dared, half lap dissolve, instate, dashes, charging, be loaded, brand, bursts, crash into, ejaculating, symbol, download, ocellus, clash.