Entrancement türkçesi Entrancement nedir

Entrancement ingilizcede ne demek, Entrancement nerede nasıl kullanılır?

Entrancements : Büyüleme. Mest olma. Büyülenme.

Entrance card : Giriş kartı.

Entrance customs barrier : Gümrük kapısı. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Giriş kapısı. Kara, hava ve denizyolu ile ülkeye girecek veya ülkeden çıkacak yolcular ile eşyanın giriş ve çıkışlarının yapılması için belirlenen yerler. Yolcu ve malların yurda girmesine ilgililerce izin verilmiş olan belli yerler.

Entrance door : Giriş kapısı.

Entrance examination : Giriş sınavı. Giriş sınavları. Birtakım orta dereceli okullar ile yüksek okul ve üniversitelere girmek isteyen öğrencilerin yetişme durumlarını, yetenek ve anıklıklarını saptamak amacıyla düzenlenen yazılı, sözlü ya da hem yazılı hem sözlü sınav.

Entrance fee : Girmelik. Giriş ücreti. Üyelik aidatı. Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret. Ücretli giriş. Giriş aidatı. Giriş vergini. Duhuliye.

Entrance is gratis : Serbest giriş. Giriş bedava. Ücretsiz giriş.

Entrance exams : Kabul edilme sınavları. Giriş sınavı. Bir adayın bir enstitüye (bir üniversite gibi) kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek için verilen testler.

Entrance hall : Lobi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Girişlik. Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Vestibül. Bir tiyatro yapısında, seyir yerine girmeden önce yer alan salon. Bekleme odası. Giriş salonu. Giriş holü.

 

Entrance visa : Giriş vizesi. Bir ülkeye girişe müsade eden pasaport üzerindeki onay.

İngilizce Entrancement Türkçe anlamı, Entrancement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entrancement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enthralment : Esirlik. Kendine bağlama. Esaret. Kölelik.

Enamoring : Aşık etme. Aşık etmek. Etkilemek. Teshir etme. Meftun etme. Aklını başından almak. Büyülemek. Kendine bağlama. Aklını başından alma.

Reverence : Papaz efendi (irlanda'da his veya your veya their ile kullanılan bir unvan). Saygıyı belirtmek için bel bükme ve diz kırma. -e saygı gösteren bir hareket yapmak. Hürmet. Yüceltmek. Ululamak. Derin saygı. Saygı ile eğilme. Ululama.

Intoxications : Sarhoşluk. Entoksikasyon. Sarhoş etme. Zehirlenme. Alkol zehirlenmesi. Sarhoş olma.

Enthralling : Cezbedici. Büyüleyici. Hayran bırakan. Çekici.

Allurements : Albeni. Cazip şey. Çekicilik. İncizap. Cazibe. Çekici taraf. Cezbetme. Çekme.

Predilection : Bir hastalığın tercihen oturduğu yer. Özel tutku. Yeğ tutma. Yeğleme. Sevgi. Predileksiyon. Tercih.

Reverences : Papaz efendi (irlanda'da his veya your veya their ile kullanılan bir unvan). Hürmet. Saygı ile eğilme. Ululamak. -e büyük saygı duymak. Reverans. Ululama. Derin saygı. -e saygı gösteren bir hareket yapmak.

Dazzlement : Parlaklık. Göz kamaştırıcı ışıltı veya ışık parlaması. Göz kamaştırma eylemi.

 

Bewitchment : Sihir. Büyü. Afsun.

Entrancement synonyms : charming, bedazzlement, delectation, enthusiasms, casting a spell, captivating, fascinations, being captivated, captivation, raptures, fascinating, ecstasy, admirations, bewitching, being enchanted, ravishment, ecstasies, entrancements, rapture, crazes, enthrallments, intoxication, enamouring, enchantment, delight, fascination, bewitchments, allurement, ravishments, enthrallment, enchantments, enthusiasm, adoration.

Entrancement ingilizce tanımı, definition of Entrancement

Entrancement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of entrancing, or the state of trance or ecstasy.