Envier türkçesi Envier nedir
- Gıpta eden.
- Kıskanan.
- Gıpta eden kimse.
- Kıskanç kimse.
- Özenen.
Envier ingilizcede ne demek, Envier nerede nasıl kullanılır?
Enviers : Kıskanç kimse. Kıskanan. Özenen. Gıpta eden. Gıpta eden kimse.
Envied : Kıskanılmış. Gözü kalmak. Çekememek. Özenilmiş. İmrenmek. Gıpta edilmiş. Kıskanmak. Gıpta etmek.
Envied him : Was jealous of him.
Envies : İmrenti. Kıskançlık. İmrenme. Çekememek. Kıskanmak. İmrenmek. Gözü kalmak. Gıpta etmek. Hasetlenmek. Haset etmek.
Enviable : Güzel. Kıskanılacak. İmrenilecek. İyi. Kıskandırıcı. Başarılı. Çok başarılı. Özenilecek. Gıpta edilecek.
Environing : Kuşatma. İhata etme. Etrafını sarmak. Etrafını çevirme. Çevrelemek. Şamil olma. Kuşatmak. İçine alma.
Enviably : Kıskanarak. Özenerek. Kıskanç bir şekilde. Kıskançlık veya haset uyandıran bir tarzda. Gıpta edilecek kadar. Gıpta ederek.
Envious : İmrenen. Hasetli. Haset. Hasut. Günücü. Gıpta eden. Kıskanç. Kıskanan.
Environ : Muhit. Kuşatmak. İhata etmek. Etraf. Çevrelemek. İçine almak. Etrafını sarmak. Sarmak.
Enviously : İmrenerek. Garezle. Hırsla. Açgözlülükle. Hasetle. Kıskançlıkla.
İngilizce Envier Türkçe anlamı, Envier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Envier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Take the field : Savaşa girmek. Maça çıkmak. Sahaya çıkmak.
Walk in : Geniş. Rezervasyon yaptırmadan bir tesise ya da kuruma gelen müşteri. İçeriye girmek. İçeri girmek. Girmek. Ayrı girişi olan. İçine girilebilen.
Go in : Girmek. Güneş veya ayın bulutla örtülmesi. İçeri girmek. İçeriye girmek. -e sığmak. Bulutla örtülmek (güneş veya ay). Mücadeleye girmek. Yarışmaya katılmak. Uymak.
Emulous : Arzulu (başarı konusunda). Hırslı. Taklit eden. İhtiraslı. Taklitçi. Rakip. Tutkulu.
Encroach upon : Tecavüz etmek. Tecavüzde bulunmak (başkasının hakkına).
Come in : Haline gelmek. İçeri girmek. Girmek. Seçilmek. Yükselmek. Tutulmak. Olmak (yarışma sonunda belirli bir sırada). Moda olmak. İçeriye girmek. Gelmek.
Envious person : Diğerini kıskanan kimse. Diğerinin üzerine titreyen kimse.
Turn in : Dağıtmak. Yatmak. Dansçının, seyircinin bulunduğu yana doğru dönüşü. İçeriye doğru çevirmek. İade etmek. Yatağa yatmak. İhbar etmek. (polise) vermek. Yatmaya gitmek. Geri vermek.
Move into : Taşınmak.
Pop in : Habersiz gelmek. Pat diye gelmek. Çıkagelmek. Uğramak. Takıvermek. Damlamak. Geçerken uğramak. Birini ziyaret etmek. Ansızın girmek. Sokuvermek.
Envier synonyms : file in, obtrude upon, out in, take water, intrude on, perforate, get in, penetrate, dock, enviers, go into, get on, call at, invade, green eyed, elaborators, of all time, irrupt, intrude, re enter, get into, painstaking, envious, board.
Envier zıt anlamlı kelimeler, Envier kelime anlamı
Undock : Çıkar. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Yatağından çıkarmak. Havuzdan çıkarmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak.
Pop out : Atmak. Yuvasından fırlamak (göz). Birdenbire çıkmak. Aniden çekip gitmek. Ağızdan kaçmak. Dışarı çıkmak. Fırlamak. Yırtık dondan çıkmak.
Exit : Sahneden çıkmak. Gidiş. Vefat. Çıkma. Çıkış. Çıkıp gitmek. Gitmek. Çıkış yeri. Ölmek.
Envier antonyms : get off, file out, discharge.
Envier ingilizce tanımı, definition of Envier
Envier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who desires inordinately what another possesses. One who envies.

Bu kısımda Envier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Envier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Envier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Envier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.