Walk in türkçesi Walk in nedir
- Rezervasyon yaptırmadan bir tesise ya da kuruma gelen müşteri.
- İçeri girmek.
- İçeriye girmek.
- Geniş.
- Ayrı girişi olan.
- İçine girilebilen.
- Girmek.
Walk in ile ilgili cümleler
English: Don't walk in the park at night!
Turkish: Geceleri parkta yürüme!
English: Feeling tired after his walk in the country, he took a nap.
Turkish: Kırsaldaki yürüyüşünden sonra yorgun hissettiği için şekerleme yaptı.
English: Ali will take a walk in the park this afternoon.
Turkish: Ali bu öğleden sonra parkta yürüyüş yapacak.
English: Ali saw Mary walk in and take a seat in the back of the room.
Turkish: Ali Mary'nin içeriye girdiğini ve odanın arka tarafında oturduğunu gördü.
English: Ali took a walk in the park.
Turkish: Ali parkta bir yürüyüş yaptı.
Walk in ingilizcede ne demek, Walk in nerede nasıl kullanılır?
Walk : Taşımak (iterek). Yürümek. Yürüyüş yeri. Adımlamak. Eşlik etmek. Yürütmek. Dolaşmak. Gezmek. Yürüterek yormak. Gezinmek.
In : Çok moda olan. İktidardaki. Olarak. Da. İçine. İçeri. De. İçeriye. Gelmiş olan. Tutulan.
Walk in closet : Büyük yüklük. Geniş gömme dolap. Büyük gömme dolap.
Walk into : Fırça atmak. Burun buruna gelmek. Girmek. Kendi hatasıyla başını belaya sokmak. Aşağılamak. Çatmak. Azarlamak. Başını belaya sokmak. Pervasızca saldırmak. Kalaylamak.
Walk into a trap : Tuzağa düşmek.
Walk a thon : Katılımcıların yapabildikleri kadar yürüdükleri ve bağışların her etap (mil, kilometre vs) için belirlendiği bağış toplama etkinliği.
İngilizce Walk in Türkçe anlamı, Walk in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Walk in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Comprehensive : Genel. Çok amaçlı. İdrak edebilen. Anlayışlı. Etraflı. Kapsamlı. Kuşatıcı. Geniş kapsamlı. Ayrıntılı.
Be enrolled : Yazılmak. Alınmak. Kaydolmak.
Come into : Mirasa konuvermek. Konuvermek. Miras olarak almak. Konmak (mirasa). Mirasa konmak. Katılmak. Elde etmek. (miras) konmak. Başlamak.
Cosmical : Kozmik. Evrensel.
Pass into : Geçmek ( ne). İçeri almak.
Cosmic : Kozmik. Harika. Kozmoza ait. Sınırsız. Evrensel. Acunsal. Engin.
Enter : Sınava girmek. Sokmak. Yazılmak. Üyesi olmak. Sahneye çıkmak. Kaydetmek. Geçirmek.
Broad : Kaba. Genel. Genişliğinde. Liberal. Kadın. Açık. Enli. Karı. Hoşgörülü.
Enter on : -e girişmek. Girişmek. Dönüm noktasına gelmek. Almak. Başlamak. Konmak.
Draw into : Yanaşmak.
Walk in synonyms : step ins, coming in, adhering, amplest, broadest, broader, commodious, enter upon, broad in the beam, adhere, go in, break into, get in, entered, enter into, move in, getting in, ampler, bap, come in, carefree, detailed, broads, adheres, step in, be enroled, enters, get into, drive in, capacious, ample.

Bu kısımda Walk in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Walk in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Walk in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Walk in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.