Pass into türkçesi Pass into nedir

  • İçeri girmek.
  • İçeri almak.
  • Geçmek ( ne).

Pass into ingilizcede ne demek, Pass into nerede nasıl kullanılır?

Pass : Pasavan. Aşmak. Geçit. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Pas vermek. Bildirmek. Piyasaya sürmek. Geçirmek. Açmak (kilit). Aktarma.

Into : Şekline. İçine. Haline. E. İçeriye. -in içine. Biçimine. Ye. -a. -e.

Pass into law : Yasalaşmak.

Pass into oblivion : Unutulmaya yüz tutmak.

Pass a bill : Kanun tasarısını kabul etmek. Yasa tasarısını kabul etmek. Yasa tasarısını onaylamak.

Pass a check : Çeki tahsil etmek.

İngilizce Pass into Türkçe anlamı, Pass into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pass into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come in : İçeriye girmek. Kabarmak (met halindeki deniz). Gözde olmak. Yaygın olmak. Sağlamak. Tutulmak. Olmak (yarışma sonunda belirli bir sırada). Gelmek. Almak.

Set back : Geri almak. Patlamak. İlerlemesine engel veya mani olmak. Çok katlı bir yapının her katında yer alan birimlerin, düzdizim çizgisi üzerinde olmasını gerektirmeyen, kimilerinin, ötekilerin bolca ışık ve hava almasına olanak sağlamak üzere daha geride yapılabilmelerine olanak veren kentbilim kuralı. Ötelemek. Geciktirmek. Geriye almak (saat). Mal olmak. İlerlemesini engellemek. Geri bırakmak.

 

Take in : Cebe atmak. Aldatmak. Almak. Kavramak. Geçirmek. Abone olmak. Kabul etmek. Sızdırmak. İçermek.

Step ins : El atmak. Müdahale etmek. Devreye girmek. Girmek. İçeri gitmek. İçeri adım. İçeri gelmek. Bağcıksız ayakkabı. Karışmak.

Let in : İçeri bırakmak. Gömmek. Almak. Kapıyı açıp içeriye almak. Sırdaş etmek. Sokmak. Eklemek. Sırrını açmak. İçeri girmesine izin vermek.

Getting in : Binmek. Girmek.

Enters : Kaydetmek. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Sahneye çıkmak. Sokmak. Yazılmak. Buyurmak. Gümrük beyanında bulunmak. Sınava girmek. Girmek. Geçirmek.

Admits : Almak. İtiraf etmek. Meydan vermek. Kabul etmek.

Take into : Sokmak. Getirmek.

Taking in : Cebe atmak. Aldatmak. Kiracı almak. Kandırmak. Almak. Anlamak. Abone olmak. Geçirmek. Dolandırmak.

Pass into synonyms : walk in, get in, admit, drive in, pass in, get into, coming in, step in, entered, enter, move in, show in, go in, let into.