Take in türkçesi Take in nedir
- İçermek.
- Aldatmak.
- Kabul etmek.
- İçine almak.
- Kavramak.
- Dolandırmak.
- Almak.
- (giysi) daraltmak.
- Abone olmak.
- Kandırmak.
- Kiracı almak.
- İçeri almak.
- Eve iş götürmek.
- Geçirmek.
- Anlamak.
- Sızdırmak.
- Cebe atmak.
Take in ile ilgili cümleler
English: We are to take in five guests tomorrow evening.
Turkish: Yarın akşam beş misafir alacaksın.
English: My older brother started to take interest in Japanese folk songs when he was around 12 years old.
Turkish: Benim abim yaklaşık 12 yaşındayken Japon halk şarkılarına ilgi duymaya başladı.
English: They are fulfilling the commandment to take in guests.
Turkish: Onlar misafirleri ağırlama emrini yerine getiriyor.
English: I'll take in the washing before it rains.
Turkish: Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.
English: She has to take in the waist of her pants a bit.
Turkish: Pantolonun belini biraz daraltması gerekiyor.
Take in ingilizcede ne demek, Take in nerede nasıl kullanılır?
Take : Götürmek. Tepki. Almak. Ele almak. Etkili olmak. Tutuş. Pay. Alıntı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutulan balık miktarı.
In : İktidardaki. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Gelmiş olan. Olarak. Dahili. İç. De. Çok moda olan.
Take in a garment : Bir giysiyi daraltmak.
Take in a reef : Yelkeni camadana vurmak. Camadan vurmak.
Take in charge : Üstlenmek. Görev almak. Yüklenmek.
Take in good part : Darılmamak. İyi anlama almak. Şaka kaldırmak. Kabullenmek. Alınmamak. Gücenmemek.
Take in hand : İdare etmek. Yola getirmek. Gözetmek. Üstüne almak. Nezaret etmek. İlgilenmek. Yönetimi ele almak. Bakmak. İdaresini ele almak.
İngilizce Take in Türkçe anlamı, Take in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Take in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embodying : Bir bütün halinde toplamak. Somutlaştırmak. Belirtme. Bir bütün halinde toplama. Cisimleştirmek. Toplama. Somutlaştırma. Şekilleştirme. Düzenleme.
Argues : İkna etmek. Belli etmek. İtiraz etmek. -e alamet olmak. Savunmak. İddia etmek. -e belirti olmak. Tartışmak. Karşı gelmek. İspatı olmak.
Drip : Renksiz. Damlama sesi. Sevimsiz. Damlatmak. Damlalıkla sıvı verme. Damla. İtici kimse. Akıtmak. Sevimsiz kimse. Damlamak.
Cover : Yetmek. Korumak. Maskelemek. Kılıf. Üzerini kapatmak. Kapatmak. Kapsamak. Sakınmalık. İstila etmek.
Comprehends : -i anlamak. İhtiva etmek. Kapsamak. Algılamak. İdrak etmek. -in esasını kavramak. Bilincine varmak.
Exuded : Sızmış. Kaçırmak. Belirtmek. Sızmak. Dışarı çıkmış. Terlemek. Yaymak. Dışarı verilmiş. Dışarı vermek.
Betray : Hainlik etmek. Hıyanet etmek. Kötüye kullanmak. İhanet etmek. Yanlış yola sevk etmek. Hiyanet etmek. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak. Ele vermek.
Acquiesce : Normal karşılamak. Muvafakat etmek. Ses çıkarmamak. Razı olmak. Katlanmak. Karşı çıkmamak. Kabullenmek. Boyun eğmek.
Show in : Gösterme şekli. Getirmek. Vermek. Yolu göstermek. Sunmak.
Embrace : Sarılmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Kabul etmek (bir teklifi). Ele geçirmek. Bir dine girmek. Yakalamak. Kucaklamak. Kucak açmak.
Take in synonyms : carry, drag out, bilking, coopt, acknowledges, cheat, blear the eyes, chiselling, pocket, baited, effuse, ascertaining, bamboozling, assume, covers, acquires, absorb, cheated, pass in, apprehended, coming through, cheats, comprehend, bamboozle, bunkoed, coopting, contain, apperceived, acquiesces, comprising, embody, appreciates, abstract.

Bu kısımda Take in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Take in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Take in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Take in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.