Embodying türkçesi Embodying nedir

Embodying ingilizcede ne demek, Embodying nerede nasıl kullanılır?

Disembodying : Terhis etmek. Ayırmak. Gövdeden ayırmak. Cisimden tecrit etmek. Gövdeden ayrılmak. Ruhu bedenden ayırmak. Kurtarmak.

Embody : Somutlaştırmak. İçermek. Kapsamak. Cisimleştirmek. Belirtmek. İhtiva etmek. Katmak. Bünyesinde barındırmak. Bir bütün halinde toplamak. Eklemek.

Disembody : Kurtarmak. Gövdeden ayrılmak. Cisimden tecrit etmek. Gövdeden ayırmak. Ruhu bedenden ayırmak. Ayırmak. Terhis etmek.

Embodied : Birleşmiş. Cisimleştirilmiş. Canlanmış. İnsan şekli almış. İnsan şekline sokulmuş. Biçimlendirilmiş. Şekillendirilmiş. Şekillenmiş. Tek vücut olarak bir araya gelmiş. Cisimleşmiş.

Embodied technological change : İçerilmiş teknolojik gelişme. Yeni makine ve donatım yatırımı biçiminde ortaya çıkan teknik bilgi ilerlemesi. krş. içerilmemiş teknolojik gelişme.

Embodier : İnsan şekline sokan. Biçimlendiren. Toplayan. Şekilleştiren. Bir bütün halinde toplayan. Şekillendiren. Cisimlendiren. Somutlaştıran. Cisimleştiren. Birleştiren.

 

Disembodied : Sahipsiz. Bedenden ayrılmış (ruh). Bedenden ayrılmış. Bedenden kurutulmuş. Gövdeden ayrılmış. Ruhani. Bedenden ayrılmış ruh.

Disembodiment : Terhis. Bedenden ayrılma (ruh).

Embodiment : Cisimleştirme. Ta kendisi. Cisim haline gelme. Cisimleşme. Somutlaşma. Şekil alma. Düzenleme. Somut örnek. Simge. Tecessüm.

Disembodies : Ayırmak. Gövdeden ayırmak. Terhis etmek. Cisimden tecrit etmek. Ruhu bedenden ayırmak. Kurtarmak. Gövdeden ayrılmak.

İngilizce Embodying Türkçe anlamı, Embodying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embodying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distribution : Yaygın olma. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Dağılış. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Rol dağıtımı. Yayılma. Bölüştürme. Taksim. Dağıtma.

Announcing : Tefhim. Bildiri. Duyuru. Tebliğ.

Reifies : Şeyleşmek. Maddeleştirmek. Şeyleştirmek.

Define : Tanımlamak. Sınırlamak. Tanım yapmak. Kısıtlamak. Belirlemek. Tarif etmek. Tayin etmek. Açıklamak.

Subsumes : Altlamak. Kapsamak. Sınıflandırmak.

Coordination : Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Koordinasyon. İnsicam. Biyolojik sistemlerde uyumlu bir sonuç elde etmek üzere uygun bir iş birliği halinde çalışma. kan hareketlerindeki düzenleştirme gibi. Eşgüdüm. Eş güdüm. Tanzim. Tutarlılık. Tertip.

 

Denote : Adı olmak. İfade etmek. İşaret etmek. Anlamına gelmek. Göstermek (belirtmek vb). İşareti olmak. Simgelemek. Delalet etmek. Göstermek.

Agglomerations : Bağlantı noktası. Yığılma. Bir araya toplama. Toplanma. Yığışma. Yığın. Yığma. Küme. Halter.

Embodiment : Somutlaşma. Simge. Şekillenme. Cisim haline gelme. Ta kendisi. Tecessüm. Bir şeyin somut hali. Şekil alma.

Batching : Yığınlama. Kumaş sarma. (muhasebe) yığınlama. Harman yapma. Gelen bütün faturaları işleme koymadan önce toplayıp düzenleme. Harmanlama.

Embodying synonyms : accumulation, materialize, cover, composition, coordinations, arrangement, aggregation, determinations, adjustment, denotations, agglomerate, materializes, denoting, couch, checking, designation, configuration, agglomeration, collocation, controlment, clarifications, alignment, adding, amounting to, instantiating, incarnating, embody, additions, definitions, deliver oneself of, materialise, imbody, emphasising.