Erratic boulder türkçesi Erratic boulder nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Göçmen kaya.
  • Buzullarla taşınmış yabancı kaya blokları.
  • Buzullarla, kökeninden uzaklara taşınıp bırakılmış ve bugün bulundukları yere yabancı olan kaya parçaları.

Erratic boulder ingilizcede ne demek, Erratic boulder nerede nasıl kullanılır?

Erratic : Gezen. Değişen. Hareketleri düzenli olmayan. Sapkın. Seyyar. Dengesiz. Düzensiz. Değişken. Düzenli hareket olamayan. Tuhaf.

Boulder : İri çakıl. İri kaya parçası. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. İri parça. Kopuk kaya parçası. Kaya bloğu. Aşınmış kaya parçası. Büyük parça. Tomruk. Büyük kaya.

Erratic behavior : Başıbozuk yönetim. Önceden kestirilemeyen davranış. Tahmin edilemeyen davranış. Tutarsız veya dengesiz hareket.

Erratic block : Sapkıntaş.

Erratic blocks : Sapkıntaş. Sapkıntaşlar. Daha çok örtü buzullarının taşıdıkları ve çok uzaklara değin götürüp, geri çekilişleri sırasında bıraktıkları irili, ufaklı kaya parçalarına verilen ad.

Erratic parasite : Konakçının alışılagelen bölgesi yerine bir başka örgeninde yaşayan asalak. (doğal yaşama yeri olan ince bağırsakta bulunması gerekirken, karaciğere yerleşen bir bağırsak solucanı, sapık asalaktır.). Sapık asalak.

İngilizce Erratic boulder Türkçe anlamı, Erratic boulder eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Erratic boulder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Algonkian : Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abyss : Abis. Hufre. Derinlik. Cehennem. Varta. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

 

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Mutlak yaş. Salt yaş.

Adventive cone : İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Parazitik koni.

Erratic boulder synonyms : acid fumarole, alcalic fumarole, agricultural geology, after shock, abysal environment, aggregats.