Evictors türkçesi Evictors nedir

  • Mülkiyetinden oturanları tahliye eden (çıkaran) kimse.
  • Tahliye eden.
  • Geri alan.
  • Geri alınan.
  • Kiracıları kovan veya çıkartan kimse.
  • Tahliye edilen.

Evictors ingilizcede ne demek, Evictors nerede nasıl kullanılır?

Evictor : Tahliye edilen. Kiracıları kovan veya çıkartan kimse. Mülkiyetinden oturanları tahliye eden (çıkaran) kimse. Tahliye eden. Geri alan. Geri alınan.

Evict : Mahkeme kararıyla çıkartmak. Evden çıkarmak. Tahliye etmek (evden vb). Mahkeme kararıyla tahliye ettirmek. Yasal olarak el koymak. Tahliye etmek. Tahliye ettirmek. Mahkeme kararıyla evden çıkartmak.

Evicted : Mahkeme kararıyla çıkartmak. Tahliye ettirilmiş. Yasal olarak el koymak. Tahliye ettirmek.

Evictee : Konutundan çıkarılmış kimse. Tahliye ettirilen. Tahliye edilen. Mahkeme kararı ile konutunu tahliye eden kimse.

Evictees : Konutundan çıkarılmış kimse. Mahkeme kararı ile konutunu tahliye eden kimse. Tahliye edilen. Tahliye ettirilen.

Eviction order : Tahliye emri. Tahliye kararı.

Evicting : Tahliye edilme. Geri alma. Yasal olarak el koymak. Mahkeme kararıyla çıkartmak. Tahliye ettirmek. Tahliye etme.

Add on device : Eklenir aygıt. Ekli aygıt.

Eviction from a property : Bir mülkten çıkarılma veya kovulma işlemi.

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

İngilizce Evictors Türkçe anlamı, Evictors eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Evictors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waltz : Vals. Sekerek hareket etmek. Vals yapmak.

Pyrrhic victory : Fazla pahalıya mal olan zafer. Büyük kayıplarla elde edilen zafer. Pirus zaferi. Görünüşteki zafer. Büyük kayıplarla kazanılan başarı. Gerçekte bir felaket olan zafer.

Independence : Dışa bağımsızlık. Serbestlik. İstiklal. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Bağımsızlık. Özgürlük. Bağışımlık. Kimseye muhtaç olmayacak kadar gelir. İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Runaway : Firari. Kontrolden çıkmış. Kaçan kimse. Sızıntı. Denetimden çıkmış. Kaçak. Gizli. Kolay zafer. Denetimsiz. Kaçkın.

Landslide : Seçimleri büyük çoğunluğun oyunu alarak kazanmak. Göçük. Yer göçmesi. Göçme. Toprak kayması. Kayşa. Tepeden aşağı kayan taş toprak. Seçimde galip gelmek. Kayaların, döküntü ve toprakların, az çok ıslak durumda yavaş ya da hızlı olarak aşağıya doğru yaptıkları kütle devimi.

Conqueror : Final maçı. Fatih. Kazanan. Fetheden kimse. İslam devletlerinde bir ülkeyi ya da bir kenti düşmandan alan komutan ve hükümdara verilen yüceltme sanı: mısır fatihi, revan fatihi gibi. istanbul'u türklere kazandıran osmanlı padişahı ıı. sultan mehmet'in sanı.

Evacuee : Olağanüstü bölgeyi tahliye eden kimse. Tehlike yerinden uzaklaştırılan. Tahliye edilmiş. Felaket bölgesinden nakledilen kimse. Bir yerden tahliye edilen kimse. Tahliye edilen kimse.

 

Battler : Güçlü dövüşçü. Çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen. Çarpışmacı. Savaşçı.

Combatant : Mücadeleci. Alperen. Mücahit. Muharip. Dövüşçü. Vuruşmacı. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Ateşli bir tartışmaya katılan kimse. Kavgacı tip.

Fall : Oturmak (laf). Kötü yola düşmek. Karanlık bastırmak. Asılmak. Çöküş. Düşme. Yaralanmak. Hastalanmak. Başlamak. Güz.

Evictors synonyms : shoo in, last laugh, service break, evictee, finish, vanquisher, blowout, laugher, master, win, walk in, triumph, romp, checkmate, fighter, walkaway, scrapper, pin, evictor, sweep, conclusion, withdrawn, superior, evictees, slam, belligerent, success, ending.

Evictors zıt anlamlı kelimeler, Evictors kelime anlamı

Failure : Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması. Yetmezlik. Yapmama. Yanlış. Bozukluk. Tükenme. Aksatma. Güçsüzlük. Batma. Yapmayış.

Beginning : Esas. Menşe. Başlangıç. Baş. Başlama. Köken. Başlangıç noktası. Başlangıç çekidi. Neşet. İlk adım.

Defeat : Mağlup etmek. Yıkmak. Yenilgiye uğratma. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmada yenilmiş olma durumu. Bileğini bükmek. Engellemek. Aşmak. Yenmek. Yenilgi.

Evictors antonyms : loser.