Express train türkçesi Express train nedir

  • Sürat postası.
  • Hızlı tren.
  • Ekspres tren.
  • Ekspres treni.
  • Sürat treni.

Express train ile ilgili cümleler

English: The express train from Paris arrives at ten o'clock.
Turkish: Paristen gelen ekspres tren saat onda varır.

English: Are there any express trains?
Turkish: Hiç ekspres tren var mı?

English: This is an express train. It won't make many stops.
Turkish: Bu hızlı bir tren. Çok durakta durmaz.

English: The local train is less comfortable than the express train.
Turkish: Normal tren ekspres trenden daha az rahattır.

Express train ingilizcede ne demek, Express train nerede nasıl kullanılır?

Express : Açık etmek. Süratli. Ekspres. Düşüncelerini belirtmek. Sarih. Kesin. İfade etmek. Belli etmek. Hızlı. Ekspresle göndermek (mektup).

Train : Yetiştirmek. Sıra. Sürüklemek. İdman yapmak. Eğitime tabi tutmak. Katar. Tren. Maiyet. Antrenman yapmak. Eğitim vermek.

Express anger : Kızgınlığını ifade eden. Ne kadar kızgın olduğunu gösteren.

Express company : Nakliye ambarı. Nakliye şirketi. Taşıyıcılık şirketi. Taşımacılık şirketi.

Express concern : Alaka göstermek. Kaygılarını ifade etmek. Endişeli olmak. İlgi göstermek. Kelimeler veya fiillerle biri ile ilgilenildiğini göstermek. Endişe veya kaygı ifade etmek.

Express delivery : Ekspresle gönderme. Acele teslim. Hızlı teslim. Özel ulakla gönderme. Acele posta. Nakliye şirketi ile gönderme.

 

İngilizce Express train Türkçe anlamı, Express train eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Express train ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

High speed train : Yüksek hızlı tren.

Fast train : Yüksek hızlı tren.

Bullet train : Aşırı derecede süratli yolcu treni (esas itibarı ile japonya'da). Kurşun hızında tren.

Fliers : Ekspres otobüs. Trapezci. Havacı. El ilanı. Tek kollu merdiven. Pilot. Uçan canlı.

Limiteds : Ekspres. Sayılı. Belirli. Sınırlı. Hudutlarla sınırlı. Kısıtlı. Belirlenmiş. Mahsur. Sınırlı sorumlu (şirket).

Limited : Kıt. Sınırlı sorumlu (şirket). Sınırlı. Ekspres. Hudutlarla sınırlı. Sayılı. Kısıtlı. Belirli. Mahsur. Sınırlanmış.

Through train : Direkt tren. Aktarmasız tren.

Flier : Düz basamak. Trapezci. El ilanı. Ekspres otobüs. Uzun atlama. Havacı. Pilot. Uçan canlı. Uçan bir şey.