Kısıtlı nedir, Kısıtlı ne demek

Kısıtlı; bir hukuk terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur
  • Sınırlı.

"Kısıtlı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben makarnaları haşlarken o da evdeki kısıtlı malzemeyle kekikli, domatesli bir sos hazırlamaya koyuldu." - E. Şafak
  • "En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar... milletvekili seçilemezler." - Anayasa

Hukuki terim anlamı:

mahcûr.

Kısıtlı kısaca anlamı, tanımı:

Kısıt : Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.

Kısıtlılık : Kısıt. Kısıtlı olma durumu.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke.

Mahcur : Kısıtlı.

Sınırlı : Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

Kısıtlı aracı : Kendi adına alım ve satımda bulunamayan ancak alıcı ile temsilci arasındaki pay ve borç belgitleri alım ve satımına aracı olan kişi.

 

Kısıtlı iç dönme : Özdeciklerin bir kesiminin özgür dönmesinde ısınma ısısını etkileyen sınırlılık.

Kısıtlı tecim uygulaması : Bulgunun işletilmesi için verilen özel izinde, tecimle ilgili kimi sınırlamaların yapılması.

Kısıtlı yemleme : Ticari yumurtacı piliçlerde cinsel olgunluğun 19-20 haftalık yaşa göre ayarlanması veya yağlanma eğilimi olan damızlık etlik tavuklarda tüketilen yemin azaltılması esasına dayanan, benzer uygulamaların diğer hayvan türlerinde de yapıldığı yemleme programı, sınırlı yemleme.

Kısıtlı ile ilgili Cümleler

  • Jale, diyetinde et miktarını kısıtlıyor.
  • Tom'un karısı onun özgürlüğünü kısıtlıyordu.
  • Konuşma özgürlüğü bazı ülkelerde kısıtlıdır.
  • Fransızcam kısıtlı.
  • Kısıtlı bir alandasın.
  • Hastane yoğun bakım ünitesine girebilen ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.
  • Sosyal medya gençlerin sözel iletişim becerilerini kısıtlıyor olabilir.
  • Onun hareket özgürlüğü kısıtlıydı.

Diğer dillerde Kısıtlı anlamı nedir?

İngilizce'de Kısıtlı ne demek? : adj. limited, qualified, restricted, constricted, narrow, penurious, scant, scanty, stinted, strait

Fransızca'da Kısıtlı : restreint/e

Almanca'da Kısıtlı : entmündigt, begrenzt, beschränkt