Limited türkçesi Limited nedir

Limited ile ilgili cümleler

English: Let's conserve our limited water resources.
Turkish: Sınırlı su kaynaklarımızı koruyalım.

English: Let's conserve our limited water supply.
Turkish: Sınırlı su kaynağımızı koruyalım.

English: Due to limited visibility navigation may be difficult.
Turkish: Sınırlı görüş nedeniyle yolculuk zor olabilir.

English: In towns, speed is limited to 50 km/h.
Turkish: Şehirlerde, hız saatte 50 km ile sınırlıdır.

English: He had limited skills in politics.
Turkish: Politikada sınırlı yetenekleri vardı.

Limited ingilizcede ne demek, Limited nerede nasıl kullanılır?

Limited budget exercise : Bütçe dönemi sona erdiğinde hesapların kapanmayıp belirlenmiş bir tarihe kadar eski bütçe uygulamasının devam etmesine dayanan bir bütçe dönemi hesap kapatma yöntemi. krş. sınırsız bütçe yineleme yöntemi. Sınırlı bütçe yineleme yöntemi.

Limited company : Limited şirket. Sınırlı sorumlu şirket. Limitet şirket. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Limited şirketi. Sorumluluğu sınırlı olan ortaklıklar. bu adla kurulmuş anamalı borç belgitlerine bölünmemiş her ortağın sorumluluğu koyduğu anamal ile sınırlanmış ortaklıklar. Sınırlı sorumlu ortaklık. Sorumlu sınırlı ortaklık. İki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulan ve ortaklarının sorumluluğu koydukları sermaye ile sınırlı olan ve esas sermayesi belirlenmiş bir sermaye şirketi türü. Sınırlı sorumluluklu şirket.

 

Limited dependent variable : Sınırlı bağımlı değişken.

Limited dependent variable models : Ldv modelleri. Sınırlı bağımlı değişken modelleri.

Limited edition : Sayılı baskı. Sınırlı basım. Sınırlı baskı. Belli bir amaçla, belli sayıda yapılan basım. (bu tür basımlarda genel olarak çok iyi ve pahalı kağıt ve cilt göze çarpar. sayı, çok ender olarak 1500'ü aşar ya da 10-15'e düşer; genel olarak 200-500 arasında değişir. çoğunlukla her sayı numaralanmıştır.).

Limited partner : Sınırlı sorumlu ortak. Komanditer ortak. Mahdut mesuliyetti ortak.

Limited liability company : Sınırlı sorumluluklu şirket. Sınırlı sorumlu şirket. Sorumluluğu sınırlı olan ortaklık. Limited şirket. Limitet şirket. Sınırlı sorumlu ortaklık. Limitet sirket.

Limited feeding : Sınırlı yemleme. Ticari yumurtacı piliçlerde cinsel olgunluğun 19-20 haftalık yaşa göre ayarlanması veya yağlanma eğilimi olan damızlık etlik tavuklarda tüketilen yemin azaltılması esasına dayanan, benzer uygulamaların diğer hayvan türlerinde de yapıldığı yemleme programı, sınırlı yemleme. Kısıtlı yemleme.

Limited liability : Kısmi yasal sorumluluk. Sorumu konulan ana para ile sınırlı bulunan işler. Mahdut mesuliyet. Sınırlı sorumluluk. Sınırlı mesuliyet.

 

Limited models : Sınırlı modeller.

İngilizce Limited Türkçe anlamı, Limited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modest : Namuslu. Mütevazi. Gösterişsiz. Makul. Yalın. Sade. Mazlum. Mütevazı. Alçak gönüllü. Alçakgönüllü.

Enumerated : Sayıp dökmek. Numaralandırılmış. Birer birer saymak. Belirtmek. Saymak. Sıralanan. Listelenen.

Explicit function : Açık işlev. Kapalı olmayan fonksiyon. Belirtik işlev.

Designated : Atanmış. Tayin edilmiş. Gösterilen. Seçilmiş (ancak henüz kurulmamış). Ayarlanmış. Belirtilen.

Exiguous : Cüzi. Az. Küçük. Dar. Ufak. Yetersiz.

Definite : Belli. Mahdut. Kesin. Şüphesiz. Kuşkusuz. Su götürmez. Açık. Kati.

Acquired : Genetik olmayan ve doğumdan sonra organizmanın dışındaki etkiler sonucunda ortaya çıkan. Doğuştan olmayıp sonradan oluşan, sonradan kazanılan, sonradan edinilmiş, edinsel. Doğuştan olmayan ve doğum sonrası genetik olmayan, organizmanın dışındaki etkiler sonucunda ortaya çıkan. Elde edilen. Bir zihin ya da beden çabasıyle sonradan edinilen, kazanılan (bilgi, beceri vb). Müktesep. Elde edilmiş. Kazanılan. Edinsel. Sonradan kazanılan.

Discrete : Göze çarpan. Ayrılmış. Diskrit. Farklı. Kesikli. Ayrık. Münferit. Damgalar ya da yalnız ayrı değerler alabilen fiziksel büyüklükler gibi ayrı öğeler biçimindeki verilere değgin. Aralıklı.

Indicated : Hissettirilen. Atanmış. İma edilen. Kategorize edilmiş. Gösterilen. İfade edilmiş. Gösterilmiş.

Limited synonyms : pocket size, pocket sized, particularised, interdicted, fixed, droughty, fast train, narrowest, confined, certain, scant, stuck, bounded, known, restricted, cut off, restrictive, reduced, defined, leanest, identified, bated, leaner, scantier, givens, lean, fixed on, scanted, noted, finite, express train, finites, determined.

Limited zıt anlamlı kelimeler, Limited kelime anlamı

Wide : Ferah. Geniş bir alanı kaplayan. Ardına kadar. Gen. Vasi. Geniş. Engin. Bol. Açık. Yaygın.

Unlimited : Hadsiz. Kısıtlamasız. Sınırlanmamış. Limitsiz. Kayıtsız. Sonsuz. Sayısız. Sınırsız. Şartsız.

Unrestricted : Sınırlanmamış. Serbest. Sınırsız. Kısıtlamasız. Kısıtlanmamış. Aşırı. Tahdit edilmemiş. Sınırlamasız. Kısıtsız.

Limited ingilizce tanımı, definition of Limited

Limited kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Restricted. Narrow. Confined within limits. Circumscribed. As, our views of nature are very limited.