Extradites türkçesi Extradites nedir

  • Ülke dışına kaçmış suçluları iade etmek.
  • İade etmek (suçlu).
  • İade etmek.
  • Suçluyu ülkesine iade etmek.
  • Suçluları iade etmek.
  • Bir suçluyu iade etmek.

Extradites ingilizcede ne demek, Extradites nerede nasıl kullanılır?

Extradite : Ülke dışına kaçmış suçluları iade etmek. İade etmek. Bir suçluyu iade etmek. Suçluyu ülkesine iade etmek. Suçluları iade etmek. Suçluyu almak. İade etmek (suçlu).

Extradited : Suçluyu ülkesine iade etmek. İade edilmiş (suçlu). İade etmek (suçlu).

Extraditable : İadeyi gerektiren. İade edilebilen. İade edilebilir. İade edilebilir (suçlu).

Extraditing : İade etmek (suçlu). Suçluları iade ettirme. Suçluyu ülkesine iade etmek. Suçluları iade etme. İade ettirme (suçluları).

Extradition : Suçluların iadesi. Suçluların geri verilmesi. Suçlunun ülkesine iadesi.

Extradotal : Kadının çeyizine dahil olmayan. Çeyizin içinde olmayan. Drahomaya dahil olmayan.

Extradoses : Bir kemerin dış kavisi (mimari).

Warrant of extradition : Bir kimsenin yargılanmak üzere başka bir ülkeye gönderilmesini emreden mahkeme belgesi. İade emri.

Nonextraditable : İadeyi gerektirmeyen. İade edilemeyen. İade edilebilir durumda olmayan. İade edilebilir olmayan.

Extrados : Sırt. Dış yüzey. Kemer sırtı. Bir kemerin dış kavisi (mimari). Kubbe sırtı.

 

İngilizce Extradites Türkçe anlamı, Extradites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extradites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Remands : Geri göndermek (tutuklu). İade etmek (cezaevine veya ıslahevine). Tutuklu olarak yargılanma. Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. Mahkemesini ertelemek (tutuklu). Geri göndermek. Mahkemeye kadar tutmak. İade etmek (tutuklu). Tutmak (hapiste).

Handing back : Geri vermek.

Extradited : İade edilmiş (suçlu).

Kick out : Defetmek. Kovmak. Kırmızı kart göstermek. Künyesini silmek. İşten atmak.

Deliver : Söylemek. Atmak. Vermek. Yapıştırmak. Doğurtmak. İletmek. Devretmek. Dağıtmak. Serbest bırakmak. Kurtarmak.

Replace : Yenilemek. Yerine geçmek. Yerini almak. Geri ödemek. Yerini tutmak. Yer değiştirmek. Yerine bakmak. Değiştirmek.

Give back : Geri vermek. Geri iade etmek. Geri verme. Karşılık vermek. Geri çevirmek.

Get back : Geri getirmek. Geri vermek. Dönmek. Geri almak. Geri dönmek. Uzaklaşmak. (birini veya bir şeyi) yerine döndürmek. Başladığı yere dönmek. Çıkış noktasına geri dönmek.

Deport : Sınır dışı etmek. Sürmek. Sürgün etmek. Borsada deport. Sınırdışı etmek. Sürmek (sınırdışı vb). Uzaklaştırmak. Tehcir etmek. Dışlamak.

Throw out : İleri sürmek. Reddetmek (tasarı). Çıkma yapmak (inşaat). Fırlatıp atmak. Reddetmek. Işık yaymak. Yaymak. Çöp atmak. Çıkarmak. Söylemek.

Extradites synonyms : remanding, extradite, repatriating, remand, expel, reinstate, repatriates, hand back, repatriated, extraditing, reinstates, repatriate.