Extrinsical türkçesi Extrinsical nedir

Extrinsical ingilizcede ne demek, Extrinsical nerede nasıl kullanılır?

Extrinsicality : Harici olma. Geçici olma.

Extrinsically : Geçici bir şekilde. Dıştan. Hariçten. Arızi olarak. Haricen. Gereksiz veya lüzumsuz bir şekilde. Dışsal olarak.

Extrinsic factor : B12 vitamini. Ekstrinsik faktör.

Extrinsic semiconductor : Katkılı yarıiletken. Dışınlı yarıiletken.

Extrinsic : Dıştan gelen. Geçici. İkincil. Dış güdümlü. Esaslı olmayan. Dış kaynaktan. Yabancı. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Eğreti.

Dextrins : Dekstrinler.

İngilizce Extrinsical Türkçe anlamı, Extrinsical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extrinsical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventitious : Tesadüfen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrık. Şans eseri olan. Adventif. Beklenmedik. Tesadüfi. Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler. Adventisyus.

Adscititious : Ek olan. Katma. Sonradan eklenen. Gereksiz. Edinilmiş. Doğuştan değil. Fazla. İlave edilen. Dışarıdan gelen sebeplerle olan. Dışardan gelen bir şeyden kaynaklanan.

 

Ectal : Dışsal.

Integral : Entegral. Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey. Bütünü oluşturan. Cüz. Tam şey. Tamsayılardan oluşan. Bitev. Gerekli. Değişken aralıkları ile her aralık ortasındaki işlev değerleri çarpımları toplamının aralıklar küçüldükçe vardığı erey. Bütün şey.

Intimate : Özel. Açıklamak. Üstü kapalı söylemek. Sıkı fıkı. Homojen. Üstü kapalı anlatmak. Çok yakın (ilişki veya kimse). İma etmek. Sezindirmek. Bildirmek.

Thing : Olay. Kimse. Obje. İhtiyaç. Konu. Şey. Eşya. Giysi. Mevcudiyet. Nesne.

Auslander : El (almanca).

Decomposed : Çözünmüş. Çözülmüş. Parçalanmış. Münhal. Çürümüş. Bozunmuş. Ayrıştırılmış. Bozulmuş. Parçalara ayrılmış.

Inbuilt : Monte edilmiş olan. Bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan. İçinde var olan. Doğasında bulunan. Monte edilmiş. Bir cihazın entegre edilmiş parçası veya yapısı.

Extrinsic : Dışarıdan. Ekstrinzik. Dıştan gelen. Geçici. İkincil. Dış güdümlü. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler.

Extrinsical synonyms : exoterics, exoteric, creatures, critters, creature, built in, internal, inner, critter, unessential, extra terrestrial, septated, wights, intrinsic, outer, exotism, foreign to, dissociated, barbarous, inherent, alien, wight, decoupled, outside, inalienable, constitutional, essential, allochthonous, exotics, exotisms, exotic, exterior, externus.

 

Extrinsical zıt anlamlı kelimeler, Extrinsical kelime anlamı

Alienable : Devir ve ferağı mümkün. Temlik ve ferağı mümkün. Aktarılabilir. Başkasına devredilebilir. Temlik edilebilir. Devir ve ferağı kabil. Satılabilir. Devredilebilir. Ferağı mümkün.

Extrinsic : İkincil. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Harici. Eğreti. Esaslı olmayan. Yabancı. Geçici. Dıştan gelen. Dış kaynaktan.

Inessential : Gereksiz şey. Önemsiz. Gereksiz. Önemsiz şey. Lüzumsuz.

Extrinsical antonyms : intrinsic, essential.

Extrinsical ingilizce tanımı, definition of Extrinsical

Extrinsical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extrinsic.