Fair enough türkçesi Fair enough nedir
Fair enough ile ilgili cümleler
English: That's fair enough.
Turkish: O yeterince adil.
English: That seems fair enough.
Turkish: Bu yeterince adil görünüyor.
English: Is that fair enough?
Turkish: O yeterince adil mi?
Fair enough ingilizcede ne demek, Fair enough nerede nasıl kullanılır?
Fair : Sergili satak. Panayır. Lunapark (gezici). Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Kesmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Adaletli. Fuar. Açık tenli. Yurtiçi ya da dışı ticareti geliştirmek amacıyla düzenlenen ve yerli ve/veya yabancı firmaların mallarının belli süreler içinde sergilendiği büyük ticari merkez.
Enough : Elverir. Çok. Yeterli miktar. Yeter. Yeteri kadar. Bes. Yeterli. Kifayetli. Yeter miktar. Kafi.
Fair amount : Adil ve hakkaniyetli ölçü. Adaletli miktar. Ortalama miktar. Makul miktar.
Fair and square : Doğru. Tas tamam. Dürüstçe. Objektif olarak. Eşit şekilde. Dürüst. Direkt. Dürüst bir şekilde. Adam gibi. Aynı ölçüde.
Fair average : Ortalama. Vasat.
Fair average quality : Orta nitelikte mal. Nitelikleri bakımından çok üstün ve çok düşük olmayan mal, tecimde geniş bir alıcı topluluğunca aranan mal.
İngilizce Fair enough Türkçe anlamı, Fair enough eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fair enough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Counsellable : Tavsiye almaya istekli olan. Danışmaya istekli olan. Zaman harcamaya değer (ayrıca counselable).
Applicative : Pratik. Uygulanabilir. Kullanışlı.
Accurate : Yanlış yapmamaya özen gösteren. Dakik. İnce. Sahi. Kesin. Tam. Yanlışsız. Hassas.
Cheese : Meyve konservesi. Çapraz bobin. Peynir. Sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı. Peynir kalıbı. Ebegümeci.
Artfully : Açıkgöz bir şekilde. Ustaca. Maharetle. Artistik bir biçimde. Ustalıkla. Kurnazca. Hilekarlıkla.
Attic : Atinalılarla ilgili. Tavan arası. Sade. Atika ile ilgili. İnce. Çatı odası. Tavanarası. Çatı katı. Çatıarası oda.
You are right : Haklısınız. Doğru duymuşsun. Siz haklısınız.
Counselable : Zaman harcamaya değer (ayrıca counselable). Tavsiye almaya istekli olan. Danışmaya istekli olan.
Advisedly : Taammüden. İyice düşünüp. İyice düşünerek. Tedbirli olarak. Tartıp biçerek. Kasten. Bile bile. Düşünüp taşınarak.
Accommodating : Yerleştirerek. Yardımsever. Denkleştirici. Yardımcı. Değişime açık. Değişmeye hazır. Mezhebi geniş. Uysal. Uyumlu.
Fair enough synonyms : becoming, judicious, adaptable, according to cocker, so be it, let it be, you have a point, adequate, answerable, advisable, astutely, aboveboard, intelligently, aright, as well, agilely, discerningly, apposite, applicable, authentics, amenable, adjusted, attics, amen to that, amen selah, judgmatically, becomings, judiciously, cleverly, accordant, agreeable, according to hoyle, around.

Bu kısımda Fair enough kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fair enough ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fair enough anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fair enough ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.