Festering türkçesi Festering nedir

Festering ingilizcede ne demek, Festering nerede nasıl kullanılır?

Fester : Dert etmek. İrin toplamak. Kafasına takılmak. Mikrop kapmak. İrinlenmek. İltihaplanmak. Küflenmek. Kokmak. Çürümek. Azmak.

Festered : İrin boşalan (bir yara veya iltahap hakkında). İltihap boşalan.

Festers : Kafasına takılmak. Küflenmek. Kokmak. İrinlenmek. Mikrop kapmak. İrin toplamak. Azmak. Çürümek. Dert etmek. İltihaplanmak.

Infester : Etrafı saran. Kuşatan kimse. İstila eden kimse. Bürüyen.

Infesters : Kuşatan kimse. İstila eden kimse. Bürüyen. Etrafı saran.

Manifested : Beyan etmek. Belirtmek. Göstermek. Açıkça göstermek.

Be infested with : İle dolu olmak.

Selfesteem : Haysiyet. Özsaygı.

Bug infested : Böcekli.

Aircraft cargo manifeste : Yük bildirgesi. Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi.

İngilizce Festering Türkçe anlamı, Festering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Festering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ichors : Cerahat. İrin. İltihap. İkor.

 

Suppuration : Süpürasyon. İrin. İltihap. Süpurasyon. İrinleşme, irin. Supurasyon. Cerahat.

Body fluid : Gövde sıvısı. Suyuk. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Öz su. Dokularda, hücrelerin dışında bulunan sıvı. Vücut sıvısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Purulence : Cerahat. İrin. İrin toplama. Cerahat toplama. İrinlenme. İltihap.

Gleet : Cerahatli akıntı. Bazı yaralardan salgılanan ince sulu salgı. (atlarda) iltihaplı burun akıntısı. Kronik be soğukluğu. Yoğun akıntıya neden olan geniz yolu iltihabı (veterinerlik). İltihaplı akıntı.

Humor : Hoşuna gitmek. Salgı. Güldürü. Humor. Herhangi bir vücut sıvısı. bir bez, organ veya dokuyu uyarmak için kan yoluyla iletilen etkin madde. eski düşünürlerin, canlı vücudunda olduğu varsaydıkları kan, muhat, sümüksü madde ve safra vb. maddelerden her biri, şişkinlik, hılt. Mizaç. Espri anlayışı. Memnun etmek. Keyif. Mizah.

Suppurations : İrin. Süpurasyon. Cerahat. Süpürasyon. İltihap.

Pus : Cerahat. Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat, iltihap, pü. Pü. İrin. bk. yangı. Püy. Ufunet. Ölü veya canlı nötrofil granülositler, tek tük mononükleer hücreler, bakteriler, serum, antikorlar ve ölü dokudan oluşan proteinden zengin yangı ürünü, iltihap, cerahat. İrin. İltihap.

 

Purulent : İltihaplı. İrinli. Purulent. İrin oluşturan veya irin içeren, purulent. Cerehat oluşturan, cerahatli, pürülent. Pürülent. Pürülan.

Humour : İstediğini yerine getirmek. Güldürmek. Mizaç. Hoşuna gitmek. Güldürü. Mizah. Gülünçlük. Kaprisine boyun eğmek. Huy. Huyuna gitmek.

Festering synonyms : bodily process, liquid body substance, body process, bodily function, bodily fluid, ichor, purulences, sanies, mattery, activity, running, maturation, suppurating.