Fester türkçesi Fester nedir

Fester ingilizcede ne demek, Fester nerede nasıl kullanılır?

Festered : İrin boşalan (bir yara veya iltahap hakkında). İltihap boşalan.

Festering : İltahaplı. Cerahat topla. İrin dolu. Cerahatli. Kanlı irin.

Festers : Dert etmek. Kokmak. İltihaplanmak. Azmak. Çürümek. Mikrop kapmak. İrin toplamak. Küflenmek. Kafasına takılmak. İrinlenmek.

Infester : Etrafı saran. Bürüyen. İstila eden kimse. Kuşatan kimse.

Infesters : Bürüyen. Etrafı saran. Kuşatan kimse. İstila eden kimse.

Festal : Eğlenceli. Sevinçli. Bayrama ait. Bayram ile ilgili. Neşeli. Şen. Bayram. Yortuya ait.

Aircraft cargo manifeste : Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi. Yük bildirgesi.

Selfesteem : Özsaygı. Haysiyet.

Fest : Şenlik. Festival. Kutlama.

Festally : Şenlik havasında. Kutlayarak. Sevinçli bir şekilde.

İngilizce Fester Türkçe anlamı, Fester eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fester ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Putrefied : Taaffün etmek. Bozulmak. Kokuşturmak. Çürüyüp kokmak. Kokuşmak. Kangren olmak. Cerahat toplamak. Sasımak. Kokutmak.

Catch an infection : Enfeksiyon kapmak. Enfeksiyon almak. Yakalanmak.

Blight : Bitki hastalığı. Afet. Kötü izlenim bırakmak. Mahvetmek. Karmaşa. Bir kentin ya da kasabanın, özeksel, toplumsal ve ekonomik etkenlerle gelişmesi engellenen, taşınmazları sürekli olarak değer yitiren, yoksulluk yuvası niteliği kazanmaya yüz tutmuş bölümü. Kırmak (umut). Bozmak. Kötü etki.

Inflaming : Alev almak. Kızdırmak. Tutuşturma. Azdırmak. Alevlendirme. Tutuşturmak. Yanmak. Alevlendirmek. Kızmak.

Go on the rampage : Taşkınlık çıkarmak. Cinleri tepesine çıkmak. Cinleri tepesinde olmak. Heyheyleri tutmak. Kıyameti koparmak. Dağıtmak. Çığırından çıkmak. Zıvanadan çıkmak. Siniri tepesinde olmak.

Go astray : Doğru yoldan çıkmak. Ters yola sapmak. Doğru yoldan sapmak. Kötü yola düşmek. Hata yapmak (hesap vb.). Şaşmak. Kaybolmak. Yoldan çıkmak. Azıtmak.

Reek : Tütmek. Buğulanmak. Buhar çıkarmak. Leş gibi kokmak. Tütme. Kötü koku. Pis kokmak. Koku sinmek. Kötü kokmak.

Get the pips : Keyfi kaçmak. Sıkılmak.

Blighting : Kırmak (umut). Kavurmak. Suya düşürmek. Mahvetmek. Kurutmak. Boşa çıkarmak. Kötü etkilemek. Kötü izlenim bırakmak. Soldurmak.

Fester synonyms : suppurating sore, sore, reek with, pong, blights, addlings, mattered, become unmanageable, become putrid, get mouldy, languishes, rankles, go too far, mold, addling, become moldy, get rough, nursed, reeked, become mouldy, overflowed, nurses, overflow, rankled, get out of hand, get inflamed, addles, on the racket, marsh, expel, obsessing, release, cankers.

Fester ingilizce tanımı, definition of Fester

Fester kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to fester or rankle. To become imflamed and suppurate. As, a sore or a wound festers. A small sore which becomes inflamed and discharges corrupt matter. A pustule. To generate pus.