Küflenmek nedir, Küflenmek ne demek

  • Küf oluşmak
  • Çalışma fırsatı bulamayarak özelliklerini veya yeteneğini yitirmek.
  • Zamanı geçmek, köhneleşmek.

"Küflenmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Seniha, kendisinin de bu kirli aydınlığın altında bu eşya ile beraber küflendiğini hissetti." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Zincirler küflendi, çürüdü, kırıldı." - Ö. Seyfettin
  • "Sahte banknotlar küflenmiş tekerlekler gibidir." - R. N. Güntekin

Bilimsel terim anlamı:

Küf bağlamak.

İngilizce'de Küflenmek ne demek? Küflenmek ingilizcesi nedir?:

mold

Fransızca'da Küflenmek ne demek?:

moisir

Küflenmek kısaca anlamı, tanımı:

Oluşmak : Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.

Zaman : Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Dönem, devir. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.

 

Geçmek : Harcamak. Yerini bırakıp başka yer almak. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Okulda, sınavda başarı göstermek. Sürümü olmak, satılmak. Görev almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Geride bırakmak, aşmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Bırakmak, vazgeçmek. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Bir duruma uğramak, konu olmak. Birinden meşk etmek. Etki yapmak, işlemek. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Yazılmak, girmek. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Kabul edilemez olmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Sönmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek.

Köhneleşmek : Köhne duruma gelmek.

Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Çalışmak işi, emek, say. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.

Fırsat : Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon.

 

Bulama : Bulamak işi. Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılmış olan koyu pekmez.

Küf : Pas. Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar.

Diğer dillerde Küflenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Küflenmek ne demek? : v. become moldy, become mouldy, become musty, be mildewed, mildew, mould, mold

Fransızca'da Küflenmek : moisir, se moisir

Almanca'da Küflenmek : v. schimmeln, verschimmeln

Rusça'da Küflenmek : v. плесневеть, ветшать, устаревать, заплесневеть, обветшать, устареть