Küf nedir, Küf ne demek

  • Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar
  • Pas.

Yerel Türkçe anlamı:

Çocuk başlığı, takke.

Kadınların başlarına giydikleri altınlı fes.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Hifalardan oluşmuş çok hücreli, filamentöz koloniler oluşturan mantar.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Flamentli mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılan bir tanım, mantar. Parazitik, çok hücreli filamentöz koloniler oluşturur.

Bilimsel terim anlamı:

Ölü ya da diri örgensel ortamlarda çürükçül ya da asalak yaşayan ilkel mantarların ortak adı. bk. küf mantarları

İngilizce'de Küf ne demek? Küf ingilizcesi nedir?:

mold

Fransızca'da Küf ne demek?:

poisissure

Küf anlamı, kısaca tanımı:

Küf bağlamak : Küflenmek. unutulmak. bitmek, kalmamak.

Küf kokmak : Kapalı, nemli yerler gibi ağır kokmak.

Küf kokusu : Ağır, pis ve bunaltıcı koku.

Küf yeşili : Bu renkte olan. Açık yeşil renk.

Esmer küf : Esmer küfler familyasının asalak hayata uyabilen örnek türü, özellikle arılarda öldürücü gelişmeler doğuran ilkel mantar (Mucor mucedo).

Işıl küf : Sığır, domuz ve insanlarda ışıl küflüce hastalığına yol açan, ışıl küflerin örnek türü olan asalak mantar (Actinomyces bovis).

 

İsli küf : Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus).

Maviküf : Özellikle tütün fidelerinde üreyerek yaprak hastalığına yol açan asalak mantar.

Tel küf : Vücutta hemen bütün dokularda yerleşebilen asalak bir tür mantar (Sporotrichum schnecki).

Esmer küfler : Asalak yaşayışa uymuş türleri de bulunan yosunumsu mantarlar familyası.

Işıl küfler : Çeşitli türleri, insan ve hayvanlarda asalak yaşayan tallı bitkiler takımı.

Ekmek küfü : Ekmek, peynir vb. besinler üzerinde doğal olarak gelişen asklı mantar (Penicillium crustaceum).

Limonküfü : Yeşile çalan mavi renk. Bu renkte olan.

Pas : Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi. Demir veya demir alaşımlarının aşınması sonunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten meydana gelen aşınma türü. Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde. Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. Bar (IV). Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı.

Küf bağlamak : küflenmek; mec. unutulmak; mec. bitmek, kalmamak. İlgili cümle: "“İsteksiz isteksiz oluyorsun tıraşı, bir küf bağlamışsa bütün heyecanların.”" Ç. Altan.

Küf küf : Küfür küfür. (Nefes hakkında) sık sık, kesik kesik [Bakınız: kef kef]

Küf vermek : Salıncağı ilk kez itmek, hız vermek: Mehmet salıncağa küf verdi. Sallanmaktayken diz, ayak ve bedeni büküp doğrultup salıncağa hız vermek.

 

Küf ile ilgili Cümleler

  • Eva, Romer'in ofisine çıkan merdivenlere tırmandı, merdiven boşluğundaki karmaşık kokuyu analiz etmeye çalıştı - mantar ve kurum, eski birikmiş toz ve küf arasında bir karışım olduğuna karar verdi.
  • Ekmekte küf var. Yani artık onu yiyemeyiz.

Diğer dillerde Küf anlamı nedir?

İngilizce'de Küf ne demek? : n. mold, mould, moldiness, mouldiness, mildew, blight

Fransızca'da Küf : moisi [le], moisissure [la]

Almanca'da Küf : n. Schimmel

Rusça'da Küf : n. плесень (F), гниль (F)