Fibrous cartilage türkçesi Fibrous cartilage nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sık telli bağ dokusu ile hiyalin kıkırdak arasında bir yapıya sahip olan, hücreler arası maddesinde paralel uzanan kalın kollagen telleri kapsayan, hücreleri bu teller arasında tek sıra halinde lakünler içinde bulunan, perikondriyumsuz, vücutta omurlar arası diskler ve ligamentlerin kemiklere bağlandığı yerlerde görülen bir kıkırdak dokusu tipi. fibröz kıkırdak.
  • Telli kıkırdak dokusu.
  • Telli kıkırdak.

Fibrous cartilage ingilizcede ne demek, Fibrous cartilage nerede nasıl kullanılır?

Fibrous : Life benzer. Bağ dokusu liflerinden oluşan, lifli. Fibröz. Telcikli. İpcikli. Lif. Elyaflı. Liflerden oluşmuş, liflerden yapılı, bağ doku liflerinden meydana gelmiş. İpliksi.

Cartilage : Kartilaj. Kesif bağ dokusu liflerinden oluşan esnek kıvamda madde, kartilaj. Kıkırdak.

Fibrous adenoma : Fibröz adenom.

Fibrous casings : Selülozdan elde edilen sentetik sucuk kılıfları. Parşömen bağırsaklar.

Fibrous protein : Polipeptit zincirlerinin bir eksen doğrultusunda helezonlar yaptığı veya tabakalar oluşturduğu, dayanıklı, suda ve seyreltik tuz solüsyonlarında çözünmeyen bağ dokusunun temel yapısal elemanı olan uzun ipliksi yapıdaki proteinler, skleroprotein. Fibröz protein. İpliksi protein.

Fibrous root : Saçakkök. Lifli kök.

 

İngilizce Fibrous cartilage Türkçe anlamı, Fibrous cartilage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fibrous cartilage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu.

Fibrocartilage : Lifli kıkırdak. Fibrokartilaj.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Fibrous cartilage synonyms : aardwolf, abacus bodies, abiotic factor, a cells, abo blood groups system, abambulacral area, a cell.